Annemin yüzünde /gözlerim Annem / çocuk Annem/ muzip. Annemin yüzünde gözlerim gözlerinde kırışmış yıllar zamana kazınan alın çizgileri-m derin annemin yüzünde gözlerim… annemin yüzünde gözleri-m bir dolu / hasret kucaklan-a-mamış yıllar şifalanmaya korkan masum bir çocukluğu-m, annemin yüzü-nde / elleri-nde/gözleri-nde çocukluğum…. Annemin ellerinde masumluğu-m, yaratmaktan korkma-yan toprak ile iç içe nasır dolu bir zaman-da taa […]
Mahmut Kaplan Türkçe öğretmeni Murat Bey, öğretmenler odasındaki yuvarlak masanın başında gazete okuyordu. İçine bir ağrı saplandı birden: Genzi yandı, gözleri nemlendi; yanaklarından gözyaşları inmeye başladı. Gözleri küçük puntolarla yazılı bir habere takıldı kaldı. Bıyıklarının uçları yukarı kıvrık bir vesikalık fotoğraf, altında: “Öğretmen Ethem Er’in cesedi demir yolunda rayların üzerinde parçalanmış bir halde bulundu. Savcılık […]
Cihan OKUYUCU II 18 BEYTİN YORUMU Yukarıdaki beyitlerin ana temasını şu bir kaç cümlede toplamak mümkündür: Kendi asli vatanından ayrı düşen olgun ruh tekrar oraya döneceği günleri özleyerek ney gibi feryad ediyor ve dinleyicileri de kendi derdine ortak olmaya ve uyanmaya çağırıyor.Ancak bu sesin dinleyiciler üzerindeki etkisi farklı farklı.Çünkü ruhlar bu alemde kat kat cisim […]
Oğuz Çetinoğlu; Yazı hayatınız ne zaman, nasıl başladı? Av. Hicran Göze: Yazı hayâtım 1965 senesinde paraları az ama vatan kurtarma duyguları çok yüksek bir kahramanlar grubunun zorlukla çıkardğı gene zorlukla devam ettirdiği Babıâli’de Sabah Gazetesi’nde Kadın Köşesinde yazdığım fıkralarla başladı diyebilirim. Çetinoğlu: Makalelerinizde hangi konuları daha çok işliyorsunuz? Av. Göze: Az da olsa siyâsete dokunmak […]
Nur ARTIRAN “Hastalık, dert, mihnet, ıstırap mümin kulları daha da güçlü kılar. Bu yüzden Peygamberler herkesten daha çok zahmetlere düştüler.” (Hz. Mevlana) Bu çok derin olan söze birkaç veçheden bakmak gerekir. Kısaca ifade etmek gerekirse; hastalık , dert, mihnet, ıstırap gerçekten de çok büyük nimetlerdir. Bunlar insanı temizler; özüne, hakikatine yakın kılar. Çünkü baki olan […]
Söyleşiyi Yapan: Dilara Pınar ARIÇ DJ’liğe ne zaman başladınız? Peki. DJ’liğe 1991 yılında başladım. Çok yeteneklisiniz. Başarılı olmanızı neye bağlıyorsunuz? Estağfirullah. Çok yetenekli olduğumu düşünüyorsanız o sizin güzelliğiniz. Çok yetenekli değilim ama çok seviyorum yaptığım işi. Başarılı olmamı da sanıyorum istikrarlı olmama bağlıyorum. Bir de ben olmama bağlıyorum. Yani biriymiş gibi hiç davranmaya çalışmadım. Ben […]
Mahmut KAPLAN Dükkânın önüne attığı plastik sandalyenin üzerinde oturuyordu. Sokağı dolduran çocuk bağırışları arasında gözleri yuvarlak yüzlü, yerinde duramayan kısa pantolonlu bir çocuğun üzerinde sabitlenmişti. Çocuğun her hareketi dudaklarında farklı bir tebessüm bırakıp gidiyordu. Çocuk cıva gibi yerinde duramıyor, koşuyor, ayağı takılıp düşüyor, kalkıp yeniden koşuyordu. Hayri Bey’in yüreği çocuğun paytak ayaklarına dolaşmış, onunla sendeliyor, […]
Cihan OKUYUCU 18 Sayısı ve önemi: Bilindiği gibi 26 bin beyte yaklaşan büyük Mesnevinin sadece ilk 18 beyti bizzat Mevlananın kaleminden çıkmış geri kalan kısmı ise başta Hüsamettin Çelebi olmak üzere bazı talebelerinin onun ağzından çıkan beyitleri yazıya aktarmasıyla vucut bulmuştur. Bu bakımdan ilk 18 beytin Mevleviler nezdinde ayrı bir ehemmiyet taşıması tabiidir. Nitekim eldeki […]
Müziğin sesine kapılmış öylece çalışma masasını seyrediyordu. Gün henüz aymış geceden kalma bir uykusuzlukla kızaran gözlerini ovuşturuyordu. İçinde ne olduğunu tanımlayamadığı derin bir korku vardı. Şu sıralar hislerinin karmaşıklığı çoğalmıştı. Aklında, gönlünde ne vardı o bile bilmiyordu. Masasının üzerindeki kalemlik dağılmış sebebinin dört ayaklı yaramaz olduğunu aklından geçirerek ‘’ah Püskül ah’’ diye tatlı bir sitemde […]
Nogay Beyi Yusuf Mirza’nın kızıdır. Çok akıllı, güzel ve alımlı bir bayandı. 1532 yılında, 15 yaşında iken Kazan Hanı Can Ali ile evlendi. Kazan’a geldiğinde Kazanlılar tarafından da çok beğenildi ve sevildi. Fakat Can Ali Han, Kazan Hanlığı için değil, Moskova Büyük Knezi olarak 1505-1533 yılları arasında hüküm süren 3. Vasili için çalıştığından nefretle anılıyordu. […]








