Aylık Arşivler: Aralık 2020

Mesnevi’nin İlk 18 Beyti Şerhi I

Cihan OKUYUCU 18 Sayısı ve önemi: Bilindiği gibi 26 bin beyte yaklaşan büyük Mesnevinin sadece ilk 18 beyti bizzat Mevlananın kaleminden çıkmış geri kalan kısmı ise başta Hüsamettin Çelebi olmak üzere bazı talebelerinin onun ağzından çıkan beyitleri yazıya aktarmasıyla vucut bulmuştur. Bu bakımdan ilk 18 beytin Mevleviler nezdinde ayrı bir ehemmiyet taşıması tabiidir. Nitekim eldeki […]

Kozalak

Müziğin sesine kapılmış öylece çalışma masasını seyrediyordu. Gün henüz aymış geceden kalma bir uykusuzlukla kızaran gözlerini ovuşturuyordu. İçinde ne olduğunu tanımlayamadığı derin bir korku vardı. Şu sıralar hislerinin karmaşıklığı çoğalmıştı. Aklında, gönlünde ne vardı o bile bilmiyordu. Masasının üzerindeki kalemlik dağılmış sebebinin dört ayaklı yaramaz olduğunu aklından geçirerek ‘’ah Püskül ah’’ diye tatlı bir sitemde […]

Süyün-Bike’yi Bilir Misiniz?

Nogay Beyi Yusuf Mirza’nın kızıdır. Çok akıllı, güzel ve alımlı bir bayandı. 1532 yılında, 15 yaşında iken Kazan Hanı Can Ali ile evlendi. Kazan’a geldiğinde Kazanlılar tarafından da çok beğenildi ve sevildi. Fakat Can Ali Han, Kazan Hanlığı için değil, Moskova Büyük Knezi olarak 1505-1533 yılları arasında hüküm süren 3. Vasili için çalıştığından nefretle anılıyordu. […]

Gerçek Aşk

Nur ARTIRAN “Sevgiliyle gül bahçesine gitmiştik. Ben göz ucuyla güle baktım. Sevgili, “Yazıklar olsun sana, burada ben varken güle mi bakıyorsun?” (Hz. Mevlana) Bu beyte dolusu şerhler yazılsa yine de az gelir. Bu beyit insanı can evinden sarsan çok derin bir mana ifade etmektedir. Bu sözün gerçek mahiyetini anlamak için “aşk”ın ne demek olduğunu inceden […]

Nedim’in Divanı’nda Saç: Zülf-1

Dilara Pınar ARIÇ Hemân hitâb edüp ey âftâb-ı nâz dedim Ki ey fedâ o siyeh zülfe nâfe-i Tâtâr (Ey feda olduğum Tatar miski olan saçına hemen konuşup ey nazlı güneş dedim.) Nedîm nâmına bir şaʿir-i cihân var imiş Kemend-i zülfüme düşsün İlâhî ol ayyâr (Nedim adında bir dünya şairi varmış, o hilebaz saç kemerime düşsün […]

Hacamat

Mahmut Kaplan Aralık ayının son günleri, soğuk bir gecenin sabahı, güneş ortalığı aydınlatmış, evin içini ışığa boğmuştu. Gazetesinden başını kaldıran Nail, canlanan caddeden gelip geçenlere bakarken, bir baston sesi ile irkilmişti. Yaşlı bir adam bastonuyla caddeyi tokatlarcasına gidiyordu. Kulaklarında uzaklaşan bu baston sesi ile Nail, pencerenin önünde çakılıp kalmıştı… Ilık bahar güneşi ile topraktan hafif […]

KULAK TİYATROSU

Radyo tiyatrosu… Radyo teknolojinin günümüzdeki kadar yaygın olmadığı zamanlarda en yetkin iletişim aracıydı. Haberler radyodan duyurulur insanlar dünyada olup biteni radyodan dinleyerek öğrenir ve tabii türküler, şarkılar radyo üzerinden yayınlanırdı. Bütün dünyanın sığdığı küçük radyoların en güzel kısmı ise bence tiyatrolarıydı. Televizyonun olmadığı bir dünyada radyonun yeri büyüktü. Tiyatronun ise görseli olmadan, oyuncular tarafından seslendirilerek […]

CİMİ

Dinle yavrum ! Sana bir hikaye  anlatacağım. Bu benim hikayem..Bu  zavallı  Cimi’nin  hikayesi. Kocaman kamyonların, upuzun  trenlerin ve  bitmeyen  yolların hikayesi.. O zaman tam senin  yaşındaydım. Okumayı  yeni öğreniyor, ninemden hikayeler dinliyordum. O halde   kendini benim yerime  koy. Bu  hikaye senin  hikayen olsun. O gün her zamanki gibi başladı.. Ama her zamanki  gibi bitmedi. Sabah […]

N E S R İ N   S İ P A H İ

‘Sahnelerimizin Hanımefendi Sanatkârı’ olarak hatırlanan Türk  Müziğinin tanınmış ve sevilen sesi Sanatkârların, halkımıza iyi örnek olmaları gerektiğini  hatırlatıyor,  örf ve âdetlerimize ters düşecek hal ve hareketlerden  daima kaçınmalarını tavsiye ediyor. Oğuz Çetinoğlu: Kırım Türklerinden olduğunuz biliniyor. Aileniz hangi tarihte ‘Ak Topraklar’ olarak adlandırdıkları Türkiye’ye gelmişler ? Nesrin Sipahi: Kesin tarihini bilmiyorum. 19. yüzyıl sonlarına doğru […]