Babıali’nin İhtiyar Delikanlısı Oğuz Çetinoğlu ve İki Yeni Kitabı

Cihan Okuyucu Rahmetli Hocam, A.Muhtar  Büyükçınar  muhtelif   yaş hesapları olduğuna  inanırdı: Nüfus kağıdı yaşı, gönül yaşı, enerji yaşı.. O, gerçek ihtiyarlığın  nüfus kağıdı ihtiyarlığı  değil gönül ihtiyarlığı olduğuna  kâni  idi. Nitekim yaşı 80’i  aştığı  yıllarda hala  20-30 sene  sonraya  matuf  planları, idealleri  vardı. Bu tasnifi doğrular tarzda    ortalama  insan ömrünün  hızla  arttığı  günümüzde   gençlerimizin  gönül  […]

Eden Bulur

Nur ARTIRAN “Dünya bir dağa benzer, yapılan, edilen işler de sese… O ses yankılanır ve bir gün sana geri döner.” (Hz. Mevlana) Bu beyit, tüm iyi, kötü davranışlarımızın, çeşitli vesilelerle bir gün mutlaka karşımıza çıkacağının çok açık bir beyanıdır. Çünkü insanın sözleri, duygu, düşünceleri, hal ve tavırları tohum gibi olup zuhur ettiği anda ekilmiş sayılır. […]

Nedim Divanı’nda Saç: Mû

Dilara Pınar ARIÇ Nedim Divanı’nda saç demek olan mû 24 defa geçmektedir. 18. Yüzyıl şairlerindendir. Bu Çalışmamızda saç demek olan mû kelimesi geçen dizelerin şerhi yer almaktadır.   Mû   Pâyine rîhte yüz şerm ile sad âb-ı hayât Her ser-i mûyuna âvîhte bin Çîn ü Hoten (Gözün hayat suyu ayağına utanç ile dökülmüş, her saç […]

Şahdamar

Nur ARTIRAN “Ben hep senin yanındayım, beni uzaklarda bilme. Sen de benim yanımdasın, uzak kaldın diye üzülme.” (Hz. Mevlana) Bu söz çok yönlü anlaşılabilir. Birinci boyutuyla, “Ben hep senin yanındayım, beni uzaklarda bilme.” Sözü “Ben size şahdamarınızdan daha yakınım” ayetinin farklı bir izahıdır. Yüce Yaratıcı, “Ben size şahdamarınızdan daha yakınım” derken Bizlerin O’nu uzaklarda aramamız […]

Üç Dil

Dilara Pınar ARIÇ Turn off the lights Taking your dreams Close your eyes Tengo que siempre Te amo mi amigo Sensin benden gelen ışık Sensin seçtiğim şık Please take off your glasses Drink some of love You are the sun You are the dream Tengo que siempre Te amo mi amigo Sensin benden gelen ışık […]

Bir Kolyenin Hikayesi II

  Neredeyse bir yıl  sonra    bir  akşamüstü  aynı kuyumcudayız.. Ahmet Taşcı  yine  ayakta  tezgah gerisinde, Hayrullah Efendi yine uzun kablolu  telefon başında, bağıra  çağıra pazarlık halinde.. Fakat bu  seferki  konuşma  uzun sürmüyor ve ahizeyi  kapatan  Hayrullahın keyfine  diyecek yok. Keyifli hallerine  mahsus  şiveli ağzıyla kardeşine dönüyor: -Gözünün yağını yidiğim, ben sana  bu işler nasip  işidir, […]

Başkalarının Kusurunu Ayıplamak

Nur ARTIRAN “Din kardeşini bir kusurundan dolayı ayıplayan kişi; aynı kusuru kendisi de işlemeden ölmez.” (Hadis-i Şerif) Bu hadis-i şerif insana çevresindeki kişilerin eksik ve kusurlarıyla ilgilenmek, onların dedikodularını yapmak yerine, kendi yanlışlarını ve hatalarını düzeltme yolunu gösterir. Sürekli başkalarının ayıplarıyla uğraşan kişiler asla kendi hatalarını ve yanlışlarını tamir etmeye zaman bulamazlar. Birilerinin kusurlarını etrafla […]

Gamze Güller’le Söyleşi

Yazarlığa ne zaman başladınız? Yazmaya çocuk yaşlarda başladım ama ilk kitabım 2008 yılında yayımlandı. Onun öncesinde dergilerde öykülerim yayımlanıyordu. Yazarlıkta yazarlık okullarının etkisi var mıdır? Türkiye’de henüz yazarlık okulları yok maalesef, ancak atölyelerden bahsedebiliriz. Ben de atölyeler yapıyor, dersler veriyorum. Yazmak ve daha iyi okur olmak isteyenlere bu atölyelerin elbette faydası var. Atölyeler sizi yazar […]

Bir Kolyenin Hikayesi I

Cihan OKUYUCU I 1978 yılının  Aralık ayı ve  akşamüzeri. Kayseri Kuyumcular Çarşısında  yavaş yavaş el ayak çekiliyor, boş sokaklar     ince karı  tozutan    sert zemheri  rüzgarına  ve  kenarlarda  biriken çöpleri  eşeleyen aç köpeklere  kalıyor.. Bu ısıran   soğukta   müşteri  beklemekten usanıp kepenk indiren  çarşı  esnafı düşe kalka, eğile büküle    evin yolunu  tutuyor.. Lakin yol dediğimiz de  dil […]