Büyük Keder Büyük Güç

Nur ARTIRAN
“Hastalık, dert, mihnet, ıstırap mümin kulları daha da güçlü kılar. Bu yüzden Peygamberler herkesten daha çok zahmetlere düştüler.” (Hz. Mevlana)
Bu çok derin olan söze birkaç veçheden bakmak gerekir. Kısaca ifade etmek gerekirse; hastalık , dert, mihnet, ıstırap gerçekten de çok büyük nimetlerdir. Bunlar insanı temizler; özüne, hakikatine yakın kılar. Çünkü baki olan zenginlik, huzur, mutluluk ancak Hakk’a yakınlık ile elde edilir. Eskilerin deyişiyle, bir eli yağda, bir eli balda dünyevi zevk ü safa içerisinde bu yakınlığı elde etmeye ömür yetmez. Çünkü böylesi bir durumda insan nefsani istek ve arzuları peşinde kendini kaybeder; tevazu, hoşgörü, sevgi, şefkat yerini bencillik ve egoya bırakır. Halbuki dert, keder, acı, ıstırap farkında bile olmadan kişiye; “Aman Ya Rabbi” dedirtir, el açtırır. Dolayısıyla kendisiyle meşgul olan insan, başkalarında diken olmaya, bu dünyada kaybolup gitmeye fırsat bulamaz. O nedenle Hz. Mevlana,” Sen dertten , kederden, hastalıktan değil seni Allah’tan uzaklaştıran şeylerden şikayetçi ol, Allah dert, keder verdi; ama seni Firavun olmaktan kurtardı. Bu lütuf da sana yetmez ki?” der. Fakat burada çok önemli olan bir şey var ki, o da durum ve şartlar ne olursa olsun, O’nun şefkat ve merhametinden şüphe etmeden sabır, şükür ve kanaat içinde sadece O’na yönelmek, O’ndan yardım dilemektir. Tüm bu söylenenleri bir cümlede ifade edecek olursak; hüzün neşenin, neşe ise hüznün içinde gizlenmiştir. Tüm mesele, bu zıtlığın idrak ve şuuru içerisinde yaşamaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir