Yazar Arşivleri: Dilara Pınar ARIÇ

İbadet Nedir?

Nur ARTIRAN “İbadet etmek, sadece ‘Allahu Ekber’ demektir.” (Hz.Şems-i Tebrizi) “Allahu Ekber” demekten maksat, Allah’ın büyüklüğünü yüceliğini, kudret ve kuvvetini kabul ve tasdik etmektir. Bu hal de söz ile “Allahu Ekber” demekle olmaz. Bir sözün tasdiki, sadece söylediğini yaşamakla mümkün olur. O’nun birliğine gerçekten inanan, iman eden kişi asla O’ndan başkasına meyletmez, dayanmaz, güvenmez. O […]

Unuttun mu

Yüreğimin kıvılcımlı sahillerinde Bir tutam gözyaşı dök Gözlerimden düşen yanan alevde Sen varsın Titreyen ellerimde… Senden kalan bendim… Senden gelen de ben… Ben sendim Sessiz çığlıklarım da sen Senden kalan bir yalnız güvercin var Bir de alevli bir adet elma Yanan bendim Ağlayan sen Söyleyen bendim Kulağımda çınlayan sen Senden gelen bir alevli su Ve […]

Ceyhun Yılmaz’la Söyleşi

Söyleşiyi Yapan:Dilara Pınar ARIÇ Radyoculuğa nasıl başladınız?   1999 yılı Ocak Ayı Best Fm’de başladım. 9 ay boyunca ctesi pazar 12.00–14.00 aradı yaptım / 4 ekım de hafta ici her aksam 18–20 arası devam ettım.     Şiirleriniz çok güzel. Şiir yazdığınız özel birsi var mı? Tesekkur ederım. Soyle sevdıgım bı söz var. Şiir birine […]

Senem Gezeroğlu’nun Öykülerinde “Zaman”

Aydın HIZ Senem Gezeroğlu’nun öykü kitabı “Zaman Dursun İstedim”, Didem Madak’ın bir şiiriyle açıyor kendini bize: “Keşke birkaç dakikayı/ İpek mendillere sarıp saklasaydım.” Geçip giden zamanın hükmüne karşı naif bir pişmanlığı dile getiren bu şiir, sanki yazarın bazı hikayelerinde yapmak istediklerini kendinde sırlıyor gibi. Bu kitapta yazılan hikayelerin ortak kimliği var. Yazar’ın girişteki “Bu öyküler […]

Ateş ve Barut

Dilara Pınar ARIÇ   Sabah uyandı. Bir yataktaydı. Doğruldu. Aynaya baktı. Kimdi? Kimsin sen? Kimim ben? Senden kalan bir ateş bir de baruttu. Aklımı çelen bir bardak suydu. Uzattı elini. Parçalanmışlık hissi bedeninde bir kozdu. Doğruyu söyleyeni dokuz evden dışarı çıkarmazlardı. Bir yapbozun kaderi yarım kalmaktı. Sen bana mübarek bir el uzandı bile diyemiyordu. Yere […]

İyilik Edene İhsanda Bulun

Nur ARTIRAN “İyilik edene ihsanda bulunan kişiye bilinçli şekilde teşekkür etmek, aslında Allah’a şükretmektir.” (Hz. Mevlana) Kimden gelirse gelsin, kimin eliyle olursa olsun hiç değişmez, bizlere ulaşan her türlü iyilik, güzellik, hatta sevgi, saygı, hürmet bile Cenab-ı Allah’ın kereminden kaynaklanan çeşitli lütfular, ihsanlardır. Bunlar çeşitli sebepler neticesinde, birileri vasıtasıyla bizlere gelir. İşte insan böylesi bir […]

Lo Siento

Dilara Pınar ARIÇ Doğaya fısıldadı. Beynini kullanamıyordu. Zorladı. Gözlerini kapattı. Bir labirentin içindeydi. Etraf karanlıktı. Loş bir ışık vardı. Saçlarını okşadı. Çenesine dokundu. Düşünüyordu. Birden sessizlik oluştu. Gözlerini açtı. Yatağındaydı. Uzanmıştı. Gözlerini kapattı. Labirentin içindeydi. Kendisini tanımaya çalışıyordu. Labirentin için kaybolmuştu. Gözlerini kapattı. Labirentin içindeydi. Bağırmak istedi. Bir çığlık duyuldu. Beyin dalgaları hareketlendi. Gözlerini açtı. […]

Omar Faruk Tekbilek’le Bir Söyleşi

Söyleşiyi Yapan: Dilara Pınar ARIÇ *Müzisyenliğe nasıl başladınız? “Müziğe müzisyen olan iki ağabeyimden esinlenerek 9 yaşında Baglama ve Dilsiz Kaval çalarak başladım.”   *Sizi müziğe yönlendiren etki nedir? “Adana’nın temmuz sicaginda küçük bir odada terler içerisinde 9 yaşımda bağlamada ilk öğrendiğim melodiyi calisirken rahmetli annemin aniden iceri girmesiyle yerimden sıçrarken  şuurumda hissettiğim dua etmedeki boşluk […]

Bir Estetikçinin Kendisiyle Konuşmaları – 2

Recep DUYMAZ Afşar Timuçin, Edebiyat Estetiği Konusunda Kendimle Konuşmalar adlı kitabının ikinci başlığında “Edebiyat Adamının Toplumla İlişkisi”ni ele alır. Bu konuyu on dört soruya verdiği cevaplarla işlemeye çalışır. Edebiyat adamının önce kendi toplumunu tanımasının gereği, kültür, özgürlük ve sarayın çekiciliği… gibi konular üzerinde yoğunlaşır. Edebiyat adamının sanat, kültür ve dil üzerinde kalem oynatması kolay bir […]

Ali

Cihan OKUYUCU Takdir kalemi  ezelde iki ismi  bir arada yazmışdı: Muhammed ve  Ali. Göğün ağırlaştığı ve  son büyük emanetin doğum  emareleri  başladığı yıllarda   Kabede bir arslan paresi  doğdu. Onu iki kutlu  el  kavradı ve  kulağına  ismini  fısıldadı: Ali Ebu Talibin oğlu  Ali  5  yaşında  baba evinden ismini verenin evine taşındı. Bu kutlu  evin  önce evladı  […]