Omar Faruk Tekbilek’le Bir Söyleşi

Söyleşiyi Yapan: Dilara Pınar ARIÇ

*Müzisyenliğe nasıl başladınız?

“Müziğe müzisyen olan iki ağabeyimden esinlenerek 9 yaşında Baglama ve Dilsiz Kaval çalarak başladım.”

 

*Sizi müziğe yönlendiren etki nedir?

“Adana’nın temmuz sicaginda küçük bir odada terler içerisinde 9 yaşımda bağlamada ilk öğrendiğim melodiyi calisirken rahmetli annemin aniden iceri girmesiyle yerimden sıçrarken  şuurumda hissettiğim dua etmedeki boşluk hali bana hayat yolumun bu oldugunu gösterdi.”

 

*Müzisyen olmasaydım şu işte olurdum dediğiniz meslek nedir?

“Ben Hayatin ve butun Evrenin titreşimden ibaret oldugunu ve bu yüzden de

her seyin tamamiyle müzik oldugunu, vücudumuzun ise en birinci müzik aletimiz

ve dokunduğumuz her seyin ise değişik bir müzik aleti oldugunun bilincini çok erken

elde ettigim icin, bazen hayatın getirdiği mecburiyetlerle değişik isler yaptıgım halde hep muzisyen olarak yeni bir alet çaliyormusum gibi davrandım ve müzikten kopma hissini hiç yaşamadım.”

 

*I Love You müziği neyi anlatıyor?

“Sevgili ve degerli muzisyen arkadaşım Kanuncu Hasan Işakkut’un bestelediği,

kanun ve gitar hariç butun aletleri bizzat çalarak aranje ettigim bu kutlu melodi,

hakikaten seven bir kalbin hiç unutamayacagini ve istemeyerek ayrılmanın ne kadar acı oldugunu anlatıyor.”

 

*I Love You müziği babamın en sevdiği müziklerden. Eşsiz bir hisse kapılıyor insan dinlerken. Siz bu müziği çalışırken neler hissettiniz?

“ Ilk defa duydugumda melodinin basitliğindeki dinginlik ve akiciliğin

beni hemen etkilediğini hatırlıyorum.Ve kayıt yaparken de melodinin

sadeliğinin, akiciliğinin yarattigi o dingin duyguya anlam vermeye calistim.”

 

*Crazy Heart benim en sevdiğim müziklerden. Size kendinizi nasıl hissettiriyor müziği çalışmak?

” Yüzündeki gamze ile celladım ol “ diyen bu Deli Gonul, (Crazy Heart) melodisi

Benim de çok severek ve duygulanarak yorumladigim bir eser.”

 

*Kalbi kırık bir insanı anlatmak isteseniz,bu müziğin adı ne olurdu?

“ Kalp kirikligi en temelde hayattan veya çevremizden bir şey bekleyip bu beklentiler yerine gelmediğinde meydana gelen bir duygu olduğu icin ve ben ise çocukluğumdan beri hayatin ve cevremdeki insanların bana verdigi sayısız nimetlerin farkindaligiyla hayattan ve cevremdeki insanların verdiklerinden başka ayrica bir seyler beklemeyi, istemeyi hep saygisizlik olarak gordugumden ve neye sahipsem onunla mutlu olmaya calistigim için;

Oyle bir temayı anlatmanın adını “ Kadir Bilmez “ koyabilirdim.

 

*Allah aşkını anlatmak isteseniz nasıl bir ad düşünürdünüz?

“Hayranlık ile Teslimiyet .!

 

 

 

*Müziksiz bir hayat düşünebiliyor musunuz?

“Hayat felsefeme göre Hayatin kendisi müzik olduğundan benim icin müziksiz bir hayat zaten mümkün değil”

 

*Müziği bir yolculuk gibi düşünseydiniz nereye seyahat ederdiniz?

“Her zamanki gibi icimdeki, özümdeki varoluşa doğru seyahat ederdim.”

 

*Müzik ve siz bir dost olsaydınız, bu dostluk nasıl bir ilişki olurdu?

“ Muzik zaten hayatim boyunca benim her an beraber oldugum ve hiç ayrilmadigim, ayrilamadigim dostum, hayatimin nesesi ve en büyük zevkim.”

 

*Müzik sizi nasıl bir evrene sürüklüyor?

“Her seyin su gibi aktigi, zaman duygusunun kaybolduğu ve

devamli bir sekilde açılan güzelliklerin olduğu bir evrene sürüklüyor.“

 

*Müzisyen olmak isteyenlere tavsiyeniz nedir?

Özet olarak öğrendiğim iki seyden birincisi:

vücudumuzun ilk ve en birinci enstrumanımız oldugunun bilinciyle

onu günlük bakım bağlamıyla akortlu tutmayı öğrendim.

ikincisi ise;

ileriye, neticeye takılmadan şimdiye, üflediğimiz , vurduğumuz her notanın zevkini basından sonuna kadar hissederek, icinde bulunduğumuz zamani yasamayı naçizane tavsiye ediyorum.

Bu bağlamda “Sabir Ağacı” eserimde söylediğim ilk kıtayı paylaşmak isterim.

Sulariz gönlümüzü şükretmenin suyuyla

Gelecege bakarız şimdinin huzuruyla.

Gelecek simdi idi, simdi ise gelecek

Goruyoruz Yaradan ne güzellikler verecek.

 

Sevgilerimle…

O.Faruk Tekbilek

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir