Aydınbaba Yokuşu

Merve AKGÜL
Aydınbaba Yokuşu isimli öykü kitabı Mahmut KAPLAN tarafından yazılmıştır. Basım tarihi 2014 Mart. Kitap toplam 19 hikayeden oluşuyor ve 104 sayfa. Kitaba ismini veren içerisindeki ilk hikaye. Tasarımı, kapak görseli gayet güzel fakat kullanılan görsel farklı kitaplarda da kullanılmış. Mahmut Kaplan, Divan Edebiyatı ile ilgili birçok eser yazmıştır fakat hikaye türünde sadece 1 kitap yayınlanmıştır. Keşke daha fazla hikaye kitabı olsa da okusam dediğim yazarlardan.
Mahmut Kaplan 1953 Şanlıurfa doğumlu. İlk ve orta öğretimini Suruç ve Gaziantep’te tamamladı. 1978 yılında Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesinden mezun oldu. 1981 yılında ise Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinde Yüksek Lisansını tamamladı. Doktorasını ise Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde tamamladı.
Aydınbaba Yokuşu’nu okumak için 5 ana madde:
1. Kitap okuyucuyu içine çekecek samimiyette yazılmış, eline alan bırakamıyor. Okurken hikayenin bir kahramanı da sizsiniz, kendinizi, hikayenin olduğu odada hissediyorsunuz, o oda bazen öğretmenler odası oluyor bazen de ayran çorbası içilen bir sofra. Samimiyeti iliklerinize kadar hissediyorsunuz.
2. Olay kurgusu çok iyi, kelime seçimi, kelimelerin birbiri ardına sıralanışı çok başarılı. Örneğin günlük hayatta herkesin başına gelen veya gelebilecek bir olay dahi çok başarılı bir şekilde ele alınmış.
3. Hikayeler bizden uzak değil. Bir okuyucu olarak bu çok hoşuma gitti. Yani hikayeleri okuduğum zaman sanki benim yaşadığım bir olaya şahit olunmuş hissi veriyor. Hikaye unsurlarındaki en önemli etkilerden biridir bu, yazar bizi dışarıdan izlediği değil de içimizden biri, sokakta gezerken rastladığımız insanlardan biri olduğunun göstergesidir.
4. Aslında kitabı okurken ara ara kendinizi düşüncelere dalmış şekilde buluyorsunuz. Kitapta yazan bir cümle sizi geçmişinize götürüyor, yaşadığınız bir anı film sahnesi gibi gözünüzde canlandırıyor, okuduğunuz bir satır şiire götürüyor sizi, telmihle hatırlatmış oluyor hatıralarınızı.
“Bize bir zevk-i tahattur kaldı/ Şu sönen gölgelenen dünyada”
5. 19 Hikayeyi incelediğimiz zaman hikaye unsurlarına uygunluğu gözle görülür şekilde belirgindir. Hikaye unsurları nedir diye soracak olursanız anlaşılır şekilde olay, kişi, zaman, mekan diyebiliriz. Yazar bunlara uygun şekilde öyküleri yazmıştır.
Hikayede dil ve anlatım özellikleri açık, anlaşılır şekilde olması gerekiyor, kısa cümlelerle bu anlatımı diri tutması gerekmektedir, kolay gibi görünen fakat kolay olmayan bir üsluptur. Hikaye aslında konuşma sanatıdır, kelimeleri etkili seçerek sanki okuyucuyla konuşuyormuş gibi izlenim vermesi gerekiyor. Yazar bunu çok iyi kullanmış ve bizim yani okuyucunun hikayelerden kopmamasını sağlamıştır.

6. BONUS: 19 hikayeden biri olan Ayran Çorbası hikayesi gerçek hayatta yaşanmış bir hikayedir. Yazar duyguları o kadar güzel anlatmış ki kendimi ağustos ortasında ayran çorbası yediğim zamanlarda hissettim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir