KİTAP TANITMA

Fatma Nur YILDIRIM
Prof. Dr. Önder GÖÇGÜN, Yenileşme Döneminde Resim ve Belgelerle: İLK TÜRK ŞİİR, HİKÂYE VE ROMANLARI, Denizli Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları, Denizli, 2017.
Prof. Dr. Önder GÖÇGÜN Hocamızın derslerinde önemle üstünde durduğu konu dil ve millet ilişkisidir. “ Dil varsa millet vardır.” sözünü vurgulayarak bizlere dil ve edebiyatın bir millet için ne kadar değerli olduğunu anlatır. Dil ve edebiyat bir milletin geçmişini geleceğe taşır. O dönemde yaşayan önemli şair ve yazarların verdikleri eserler sayesinde kültürel varlıklarını korurlar.
Edebi eserler geçmişin geleceğe açılan kapılarıdır. Kültürel ve milli değerlerimizin geçmişten geleceğe aktarılmasında edebiyat bir vasıtadır. Dil ve edebiyat da toplumla birlikte gelişim ve değişim gösterir.
Prof. Dr. Önder GÖÇGÜN, kaleme aldığı “Yenileşme Döneminde Resim ve Belgelerle: İlk Türk Şiir, Hikȃye ve Romanları” adlı eserinde “Tanzimat Sonrası Arayışlar Dönemi” detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Tanzimat Sonrası Arayışlar Dönemi iki döneme ayrılmaktadır.19.Yüzyıl’da Osmanlı İmparatorluğu’nda Batılılaşma ve yenileşme adımları başlamıştır. Bu dönemde pek çok adım atılmıştır. Tanzimat Fermanı’nın yayınlanmasından 20 yıl sonra başlayan bu edebi dönem “Tanzimat Sonrası Arayışlar Dönemi” adını taşır. Bu dönemin öncü isim İbrahim Şinasi’dir. Hocamız eserinde o dönmede yaşamış yazar ve şairlere eserinde genişçe yer vermiştir. Kitap, 2017 yılında Denizli Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları tarafından okuyucu ile buluşturulmuştur.
Kitap, sunuş yazısının ardından önsöz, giriş ile beraber iki bölümden ve çeşitli alt başlıklardan oluşmaktadır. Bu iki bölümünde sonunda Bibliyografya’ ya yer verilmiştir.
Hocamız, kitabın önsözünde edebiyat üzerinde durmuş ve edebiyat tarihinin önemini vurgulamıştır.
Kitabın giriş bölümü “ 19. Yüzyıl’da Siyasî, Sosyal, İdarî, Ekonomik, Fikrî, Edebî Arayışlar- Yenileşme Gayretleri” başlığını taşımaktadır. Bu bölümde 19. Yüzyıl İmparatorluk Türkiye’sinde, her alanda atılan Batılılaşma ve yenileşme adımları ile siyasi ve ekonomik duruma yer verilmiştir. Yenileşme hareketleri kronolojik olarak değerlendirilerek açıklanmıştır.
Kitabın ilk bölümü “ Batılılaşma Yolunda, Tanzimat Sonrası I. ve II. ( Arayışlar) Dönemi’nde Şiir” başlığını taşır. 19. Yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan bu dönemde öğrenciler yurtdışına yollanarak Avrupa’nın ilim ve fennini öğrenek geri dönmeleri amaçlanmıştır. Avrupa’ya gönderilen isimlerden biri de İbrahim Şinasi’dir. Bu dönemin öncüsü olan Şinasi edebiyatımıza yeni bir bakış açısı kazandırmıştır. Şekil bakımından Eski Edebiyat nazım şekilleri kullanılsa da bu dönem verilen eserlerin muhtevası yenidir. Bu bölümde Hocamız İbrahim Şinasi başta olmak üzere o dönemin şairlerine ve eserlerine alt başlıklar halinde yer vermiştir.
Hocamız, Şinasi’yi “Divan Şairi Olarak Şinasi” ve “Yeni Şair Olarak Şinasi” alt başlıkları ile onun edebi şahsiyeti üzerinde durulmuştur. Bu bölümlerde Şinasi’nin şiirlerinden örnekler verilerek incelenmiştir.
Ziya Paşa (1829- 1880) : Şinasi’den sonra bu dönemin ikinci önemeli ismidir. Ziya Paşa, bizde Divȃn şiirinin son büyük temsilcisidir. O’nun sanatındaki yenilik düşünce sistemindedir. Batı’nın etkisi altında kurulan Yeni Türk Edebiyatı’nın ortaya çıkmasında önemli hizmetlerde bulunmuştur. O da Şinasi ve Namık Kemal gibi yeni fikirleri benimsemiştir. Ancak onun Klasik edebiyat tarafı ağır basmaktadır. Hocamız, bu bölümde Ziya Paşa’nın ayrı ayrı şiirlerinin üzerinde durmaktadır. “Eş’ȃrı Ziyȃ” veya “Külliyyȃt-ı Ziya”, “Tercî-i Bend” , “Terkîb-i Bend” , “Harȃbȃt” ,“Zafer-Nȃme” adlı şiirleri detaylı bir biçimde incelenmiştir.
Namık Kemȃl ( 1840- 1888): Şinasi ve Ziyȃ Paşa’dan sonra, Arayışlar döneminin üçüncü ismidir. Henüz 12 yaşında iken ilk beyitini yazmıştır. Şinasi ile tanışana kadar Eski Edebiyata bağlı bir şekilde eserler kaleme almıştır. Şinasi’nin akılcılık ve gerçekçiliğinden çok etkilenir. Hocamız Namık Kemȃl’ in “Şairliği ve Şiirleri” başlığının altında şu başlıklar ile: “Şinasi’den Önce”, “Namık Kemȃl ve Tasavvuf”, “Şinasi ile Birlikte Şinasi’den Sonra” onun değişip gelişmesini bizlere sunmuştur. Bu alt başlıklarda Kemȃl’in şiirleri detaylı bir biçimde incelenmiştir.
Kitabın birinci bölümünün ikinci önemli alt başlığı “Tanzimat Sonrası Arayışlar Dönemi’nin İkinci Hamlesi: Ekrem – Hȃmid- Sezȃî Ekolü” adını taşır. Bu bölümde Prof. DR. Önder GÖÇGÜN, Tanzimat Sonrası Arayışlar Dönemi’nin ikici devresini ele alır. Bu devirde Recȃîzȃde Mahmud Ekrem, Abdülhak Hȃmid, ve Sami Paşa- zȃde Sezȃî bulunmaktadır.

Recȃîzȃde Mahmud Ekrem (1847 – 1914), İstanbul’da doğmuştur. Namık Kemȃl’in teşviki ile Tasvir-i Efkȃr gazetesinde yazmaya başlamıştır. Ona asıl ün kazandıran eserleri 1.,2.ve 3. Zemzeme’leridir. Oğlu Nijad Ekrem’in erken ölümü üzerine şiirler yazmıştır. Birinci ekolden farklı olarak ikinci ekolde bireye dönüş vardır.
Hocamız Önder Bey, Ekrem’i daha iyi tanıyabilmemiz için şu alt başlıklarda onu incelemiştir: “Şairliği” , “Şiirleri ve Şiir Sanatı”. “Şiirleri ve Şiir Sanatı” alt başlığı altında “Zemzeme 1” , “Zemzeme 2” , “ Zemzeme 3” , “Tefekkür” , “Pejmürde” , “Nijad Ekrem”, “Nefrîn” adlı eserlerinin incelemesine yer vermiştir.
“Recȃîzȃde Mahmud Ekrem Bey’in Arayışlar Dönemi Türk Şiiri’inde Yenileşme Yolundaki dil ve Üslup Anlayışı” isimli bu alt bölümde Hocamız Ekrem Bey’in şiir dili hakkındaki görüşlerine yer verir. Ekrem Bey’in şiirimize getirdiği yeniliklerden biri de imla işaretlerini kurallı ve aşırı dikkatli kullanmasıdır.
Abdülhak Hȃmid Tarhan (1852- 1937): 2 Ocak 1852’de Bebek’te dünyaya gelmiştir. İlk eseri “ Macerȃ-yı Aşk” tır. “Şairliği ve Şiirleri” başlığı altında onun ne kadar kuvvetli bir şair olduğu işlenmiştir. Divan edebiyatı nazım şekillerini bırakarak şiiri bambaşka bir noktaya taşımıştır. Şiire felsefeyi en derin şekliyle sokmayı başarmıştır. Ölüm realitesi karşısında insanın acizliği, hayat- ölüm, varlık –yokluk ikiliği eserlerinde yer almaktadır.
Hocamız, Tarhan’ın “Makber” , “Ölü”, “Hacle”, “Bunlar O’dur”, “Kahbe Yahut Bir Sefilenin Hasbihali” , “Bȃlȃdan Bir Ses”, Garam”, “Validem”, “İlhȃm-ı Vatan” , “Tayfalar Geçidi”, “Ruhlar”, “Arzîler”, “Yabancı Dostlar”, “ Hep Yahut Hiç” eserlerine kitabında genişçe yer vermiştir.
Muallim Naci ( 1849- 1893): Tanzimat sonrası Arayışlar Dönemi’nde genellikle eski şiirimizin temsilcisi olarak kabul edilmektedir. Batılı tarzda başarılı örnekleri bulunan Muallim Naci sadeliğin ifadesi olan eserler kaleme almıştır. Hocamız şiirlerinden örnekler vererek bizlere Muallim Naci’nin edebiyat anlayışını açıklamıştır.
Kitabın birinci bölümünün son alt başlığı “Eski– Yeni Tartışması ( Muallim Naci ile Recȃizade Ekrem Arasındaki Münakaşalar)” adını taşır. Bu bölümde Muallim Naci ve Recaizade Ekrem arasındaki eski-yeni çatışmasını görmekteyiz. Bu tartışma sübjektif ve hissidir. Bu gibi tartışmalı edebiyatın gelişmesine katkı sağlamaktadır. Bu tartışma Naci’nin vefatından sonrada iki grup arasında devam etmiştir.
Kitabın birinci bölümünün sonunda Bibliyografya’ ya yer verilmiştir.
Kitabın ikinci bölümüne geçmeden önce şairlerin resimlerine ve belgelere yer verilmiştir.
Kitabın ikinci bölümü “Batılılaşma Yolunda: Tanzimat Sonrası I. ve II. (Arayışlar) Dönemi’nde Hikȃye ve Roman” başlığını taşır. Bu bölümde Tanzimat Sonrası Arayışlar dönemi ile birlikte edebiyatımıza giren hikȃye ve roman türüne yer verilmiştir. Klasik Edebiyat döneminde mesnevi türünde eserler verilerek roman ve hikȃye ihtiyacı karşılanıyordu. Batılılaşma ile birlikte hayatımıza giren bu tür ilk olarak tercümelerle edebiyat sahamızda görülür. Batılı anlamda ilk çalışmalar Ahmed Midhat Efendi ile başlamıştır.
Ahmed Midhat Efendi (1844- 1912): Tanzimat sonrası Arayışlar döneminde gazeteciliği ile öne çıkmaktadır. Ahmed Midhat Efendi pek çok konuda esere kaleme almış önemli bir şahsiyettir. “Halk için edebiyat” anlayışını benimseyerek eserler kaleme almıştır.
Hocamız bu bölümde Ahmed Midhat’ın hikȃyelerini ve romanlarını baskı tarihine göre sıralayarak listelemiş, “Hasan Mellȃh- yahut- Sır İçinde Esrȃr” , “Felatun Bey ve Rȃkım Efendi”, “Müşahedȃt” romanlarının incelemesine yer ermiştir.
Namık Kemȃl (1840-1888): Bir şair olarak büyük bir şair olmasının yanında roman da kaleme almıştır. Roman sahasında ortaya koyduğu bu iki eser bizler için değerlidir. Prof. DR. Önder GÖÇGÜN, kitabın bu kısmında Namık Kemal’in roman yazmadaki amacını açıklayarak Namık Kemȃl’in “İntibah” ve “ Cezmi” adlı romanları incelemiştir.
Recaî-zȃde Mahmud Ekrem ( 1847- 1914): Tanzimat sonrası II. (Arayışlar) Dönemi’nde şiir, hikȃye, roman ve edebi bilgiler sahasında eserler vermiştir. İlk hikȃyesi “Saime” 1896’da İkdam gazetesinde tefrika edilmiştir. Hocamız, Ekrem Bey’in hikȃyelerinin üstünde durduktan sonra tek romanı olan “Araba Sevdası” incelemesine yer vermiştir.
Şemseddin Sȃmi ( 1850- 1904): Roman sahasında “ Taaşşuk-ı Tal’ȃt ve Fitnat” adında tek bir eser vermiştir. Daha sonra çalışmalarına çevirilerle devam etmiştir.
Hocamız eserin diline ve özelliklerini açıkladıktan sonra konusuna yer vermiştir.
Mizancı Murad Bey (?- 1917 ): Çıkardığı “Mizan” adlı gazetesinden dolayı bu ismi almıştır. Murad Bey, “ Turfanda mı, Yoksa Turfa mı ?” isimli tek bir roman kaleme almıştır.
Hocamız, Prof. Dr. Birol EMİL’in görüşlerine yer verdikten sonra romanın konusunu sunmuştur.
Nȃbizȃde Nȃzım ( 1862- 1893): Tanzimat sonrası II. ( Arayışlar) Dönemi’nde Realist ve Naturalist hikȃye ve romanın önde gelen isimlerindendir. Nȃbızȃde Nȃzım, sekiz “Uzun Hikȃye” ve bir roman kaleme almıştır. Kaleme aldığı tek roman “Zehra”dır.
Hocamız Nȃbızȃde Nȃzım’ın hikȃyeleri hakkında bilgi ve örnekler verdikten sonra “Zehra” adlı romanın konusuna yer vermiştir.
Sȃmi Paşa-zȃde Sezai ( 1859- 1936): Dönem’in önemli hikâyeci ve romancılarındandır. Batılı anlamdaki küçük hikȃyeleri ve “Sergüzeşt” romanı ile Fransız realizminin bizdeki ilk temsilcisidir. Hocamız Önder Bey, bu bölümde onun hikâyelerine yer vererek konularına değinmiştir. Tek romanı olan “Sergüzeşt” in önemli noktalarıma değindikten sonra konusuna yer verilmiştir.
Fatma Âliye Hanım ( 1862- 1936): Tanzimat sonrası Arayışlar döneminin ilk kadın romancısıdır. Ahmet Cevdet Paşa’nın kızıdır. Ahmed Midhat Efendi ile “Hayal ve Hakikat” adını taşıyan bır roman yazar. Bu romanın ilk Fatma Âliye Hanım yazmıştır.
Hocamız, bu bölümde Fatma Âliye Hanım’ın beş romanının incelemelerine yer vermiştir.
Kitabın ikinci bölümünün sonunda da birinci bölümde olduğu gibi Bibliyografya kısmı bulunmaktadır. Kitabın son sayfalarında ise ikinci bölümde adı geçen yazarların resimlerine yer verilmiştir.
Hocamızın bu eseri, Tanzimat sonrası Arayışlar Dönemi’nin şair ve yazarlarını tek tek ele alınması bakımından önemlidir. O dönemin önemli edebi şahsiyetlerinin eserlerine geniş bir yer ayırması bizlere o dönemi anlayabilmemiz için yol gösterici olmaktadır. Prof. Dr. Önder GÖÇGÜN’ ün bu eseri her kesin anlayabileceği şekilde sade bir dille kaleme alınmıştır. Bu eser, Türk Dili ve Edebiyatı üzerine çalışan ya da sadece edebiyatımızı merak eden herkes için faydalı bir kaynaktır. Kitapta adı geçen bütün edebi şahsiyetleri rahmet ve minnetle anıyor, bu eseri bizlere hazırlayan Prof. Dr. Önder GÖÇGÜN hocamıza yürekten teşekkür ediyoruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir