Beraat Kandili’nde Necatı Bulmak

Bahriye TUTUZ
Hani insanın içine bir acı çöreklenir. O ana kadar oluşan tüm sıkıntılar kalbinin bir yerine yuva yapmıştır. Her zaman olan bir durum değildir bu . Öyle bir an gelir ki uyumak yemek istemezsin. İçinde derin bir huzursuzluk ve yalnızlık duygusu. Kafanda sürekli düşünceler. Hani Bir Adam Yaratmak eserinde Husrev’in dediği gibi:
Kurtarın beni düşünmekten!
Tuğlaların incecik zerrelerini sayayım. Kovuklardaki böceklerin, bir boru içinden bakar gibi bana baktıklarını göreyim ve düşüneyim. Razıyım bir nokta olayım. Fakat o noktaya bütün kâinat, bütün mevcudiyle dolsun. Ben yok olamam. Ağlarım, tepinirim, çatlarım, çıldırırım, ölürüm, fakat yok olamam. (Sükût, müzik.) Her şey benim olsun, vereyim, gökler, yıldızlar, gökteki samanyolu, ay, dünya vereyim. Fakat aklım bana kalsın! (Acı acı ulur) Aklım bana kalsın! Aklım!..”
Sadece kendinden kaçmak istemezsin. Etrafında olan insanların iki yüzlülükleri, katakulleleri vardır seni üzen. Yüzüne gülüp arkandan kuyunu kazan dedikodunu yapan. Kahkaha seslerini işitirsin. Bir nefes ararsın bir ses, genişlik ararsın. Kaçmak istersin. Aradığın o huzur aslında sıkıntıyla birlikte gönderilmiştir. Rabbin seni çağırmaktadır. Gel kulum kimseyi arama korkma ben varım ben yeterim, aradığın benim demiştir. Unuttuğun benim demiştir. Beni an bana dön beni dinle. Sen kendini anlatma başkalarına, yorma kendini. Ben anlatırım seni diyecektir. Ayağının altına serpilen dikenleri gül yapacak oyun kuranların oyununu bozacak olan benim diyecektir. Bana sığın diyecektir.
BERAAT KANDİLİMİZ KUTLU OLSUN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir