Dil

Nur ARTIRAN
“İnsan günahlarından tövbe ederek Allah’ın azabından kurtulabilir; fakat insanların dilinden kurtulamaz.”
Bir insanın ne kadar günahkar, isyankar, ayıplı ve kusurlu olursa olsun; samimi bir pişmanlık ve af dileme neticesinde Yüce Rabbimizin lütf u keremiyle bağışlanacağı çeşitli ayetler ve hadis-i şerifler vasıtasıyla çok açık bir şekilde ifade edilmiştir. Cenab-ı Allah her şeyde olduğu gibi affetme, bağışlama, ayıpları ve kusurları örtmede de cömerttir. Kulunun bir damla samimi gözyaşıyla cehennem ateşini güllük gülistanlık eder. Ne çare ki, Allah’ın affettiği, bağışladığı, hatta cennetini lütfettiği bir kulu insanlar asla bağışlamak istemez, affetmez, hatalarını örtücü olmaz. Öyle ki bazen insanlar yapmış oldukları küçük hatanın bedelini bir ömür boyu öderler. Bu durum elbette hiç doğru değildir. Herkes hata ve yanlış yağabilir, bu gayet tabiidir. Önemli olan hata yapmak değil, hatada ısrarlı olmaktır. Arıca ancak affeden kişi affedilir, hoş gören hoş görülür. Seven saygı duyan insan sevilir saygı duyulur. Bir başkasını affetmek, bağışlamak karşı tarafa iyilik zannedilse de aslında bu durum affeden kişinin derin bir kişilik ve özgüven sahibi olduğunun işaretidir. Çünkü tecrübeli, olgun, kamil kişiler böyle sığ, basit duygular içinde yaşayamazlar. Ancak zayıf, aciz, zavallı, sığ düşünceli kişiler yıllarca aynı kin, öfke, kıskançlık ve haset duyguları içinde yaşamaya devam ederler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir