Derviş Zaim’le Bir Söyleşi

Söyleşiyi Yapan: Dilara Pınar ARIÇ

Sanatsal film yapmanın size getirisi ne oldu?

Sanatsal ya da ticari diye ayırmak ne kertede doğru olur, bilemiyorum. Film yapmak diye yanıtlayacağım kısaca. Film yapmanın bana sayamayacağım kadar getirisi olmuştur diye tahmin ediyorum. Film yaparken hem kendinizle, hem de başkaları ile konuşursunuz; bu da size bazen derinleşme, zenginleşme imkanı verebilir. Bir sürü manada.

Sinema sanatına hakim olduğunuz gibi görsel sanatlarla da ilgilisiniz. Hat, karagöz ve minyatür sanatları ile ilgili filmler yarattınız. Sanat ve yaratıcılık yeteneğiniz bu sanatlara ilgili oluşunuz sizin nasıl bir birikimle çalışmanızı sağladı?

İnsanın yaşadığı coğrafyanın geleneği ve kültürü ile beslenen işler yapmaya çalışması olumlu bir momentum doğurabilir. Tanıdık malzemenin kendisinin otantikliği size – şansınız yaver giderse – bazen daha taze bakış ve perspektif sağlayabilir. Film sanatı ile ilgi duyuşum, yerel sanatlara bakışımı, yerel sanatlara olan ilgim de film sanatına olan yaklaşımımı etlkilemiştir. Bu karşılıklı etkinin varlığı benim yaratıcılık serüvenimde daha farklı yollara girmemi kolaylaştırmış olabilir.

Sanatsal yorumlamada bulunursak görsel sanatlarla ilgili film oluşturmak için eşsiz bir birikim gerekiyor. Bu birikimi nasıl elde ettiniz?

Yaparak, okuyarak, dinleyerek, yanılarak, tekrarlayarak, vazgeçerek, ısrar ederek. Bekleyerek, beklemeyi öğrenmeye gayret ederek ve daha sayamayacağım bir sürü eylemi bir arada tutarak yürüyüş yolumu oluşturmaya gayret ettim. Bunları başka şeylerle süsleyerek yola devam etmeye çalışıyorum.

Edebiyat sanatına da hakimsiniz. Bu birikimi nasıl elde ettiniz?

Yukarıda saydıklarıma benzer girişimlerimin etkisi olmuştur muhtemelen

Hat sanatıyla ilgili olan filminiz Nokta  filminde  Tuz Gölü’nü seçme nedeniniz nedir?

Gölün beyaz renginin bir kağıdı andırması seçimim üzerinde etken oldu. Orada koyu giysiler içindeki insanların kağıt üzerinde mürekkep lekeleri, hat sanatının işaretleriymiş gibi  görünmelerini istemiştim.

Üçlemenizin dördüncü bir filmi olsaydı projeniz nasıl olurdu?

Rüya dördüncü film sayılabilir. Kimi seyirciler ebru sanatının yapıtta önemli bir unsur olarak yer alması sayesinde Filler ve Çimen filminin de bu kategori içinde değerlendirilebileceğini ileri sürüyorlar. Filler VE Çimen ile ilgili bu yorumu da ek bilgi olarak belirtmek isterim.

Kendinizi bir paragraflık senaryoyla tanımlasanız nasıl bir senaryo ortaya çıkardı?

Muhtemelen böyle birşeye girişmezdim.

Biz gençlere tavsiyeniz nedir?

Okumak, izlemek ve pratik yapmayı bırakmasınlar. Yalnız pratik yapmak derken kastım sadece sanatla ilgilenmek olarak anlaşılmasın. Hayattaki herşey bu başlığın içine girebilir.

Yönetmen olmak isteyenlere tavsiyeniz nedir?

Sokağın lezzeti ile kütüphanenin tozu beraber tadılsa  sanki hiç fena olmaz gibime geliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir