Mahmut Kaplan Ağır gövdesini sıkıntılı bir kımıldayışla ileri doğru sürükledi; dudaklarında hüzünlü bir titreyiş: -Babam çağırdı, “öldü” dedi; “annen öldü”. Sendeledim, anlamadım önce ne dediğini. Tekrarladı babam, boğazına çöreklenen hıçkırıklar arasında: -Annen, annen öldü… -Annemin yatağının başucuna yığıldım. Hareketsiz yatıyordu. Gözleri kapalıydı. Zayıf, kuru, bir deri bir kemik kalan ellerini tuttum, öptüm, öptüm, öptüm… Sonra […]
