Allah’ı Zikretmek

Nur ARTIRAN
“Birisi bir gece Cenab-ı Hakk’ı zikrederek dilini dudağını manen tatlandırmak için ‘Allah Allah’ diyordu.
Şeytan ona dedi ki: ‘Senin ‘Allah Allah’ deyişine karşılık, ‘Lebbeyk’ (Ne istiyorsun kulum?) sesi nerede? Sen Allah deyip duruyorsun, ama Allah’tan hiç ses seda yok.
Ey Allah’ı çok zikreden kişi! Ne vakte kadar böyle kendi başına söylenip duracaksın?
Görüyorsun Cenab-ı Hakk’tan sana bir cevap, bir ses gelmiyor, sen bu sıkılmaz, bu utanmaz yüzünle ne zamana kadar Allah , Allah deyip duracaksın?”
Bu söz üzerine adamın neşesi kaçtı,, gönlü kırıldı. Zikri bırakıp başını yastığa koydu, uyudu. Rüyasında yemyeşil, çayırlık çimenlik bir yerde Hz. Hızır’ı gördü. Hızır (A.s.) o şaşkın kişiye dedi ki: ‘Ne diye zikri bırakıp yatıp uyudun. Allah’ın ismini anmaktan niye pişman oldun?”
Adam: ‘Ettiğim zikir karşılığında bana Lebbeyk (Buyur kulum) diye bir ses gelmiyor, Allah’ın kapısından kovulacağım diye korkup durmaktayım’ şeklinde cevap verdi.
Bunun üzerine Hızır (A.S.) dedi ki ‘Senin Allah deyişin Onun buyur demesidir. Senin yakarışın yanıp yıkılman da Onun habercisidir. Çünkü zikretmek arzusunu sana O verdi.
Senin işim çok, zamanım yok, çok da yorgunum, demen, çeşitli hilelere başvurman, Allah’ı gereği gibi zikredemiyorum diye düşünmen, çareler araman, Onun seni kendisine çekmesinden, ayağındaki dünya bağını çözmesindendir. Senin korkun, aşkın, Onun lütfunun kemendidir. Senin her ‘Ya Rabbi’ deyişinin altında ‘Lebbeyk’ yani ‘Buyur kulum’ deyişleri vardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir