YENİ YIL

Oğuz Çetinoğlu
Yeni yıl kutlamalarının, Hz. İsa’nın doğum târihiyle, Hıristiyanlıkla ve Mûsevîlikle bir alâkasının bulunmadığını, Türk olduklarına dâir kesin bilgiler bulunan Sümerlerde yeni yıl kutlamalarının yapıldığını iddia edenler vardır. Bu gibi iddiaların sonu, ‘haydi hep birlikte eğlenelim, yeni yılı kutlayalım.’ Cümlesine bağlanır.
Gerçekten güvenilir kaynaklarda Hz. İsa’nın doğum târihine dair kesin bir bilgi yoktur. Hıristiyan kaynaklarında bile farklı târihler verilmektedir. Hz. İsa’nın doğum târihinin yıl olarak milattan dört ile altı yıl önce olduğu belirtilmektedir. Batıda bulunan kiliseler 25 Aralık gününü doğum târihi olarak kabul edip kutlarlarken, Doğu kiliseleri ise bu târihi 6 Ocak olarak kabul etmektedir.
Katolikler, 25 Aralık gecesini kiliselerde âyinler yaparak değerlendiriyorlar. 31 Aralık’ta kiliselerde âyinler yoktur, evlerde eğlence vardır.
Eski Türklerde yılbaşı Nevruz günü idi. Günümüzde kullanılan takvime göre 21 Mart’a tekabül etmektedir. Çin kaynaklarında; Türk olduklarından şüphe edilmeyen Hunların 21 Mart günü, evlerinde yapılan zengin çeşitli, bu güne mahsus özel ve güzel yemeklerle kırlara gittikleri tabiatla iç içe yaşadıkları, eğlendikleri, şenlikler düzenledikleri kayıtlıdır. Bütün bunlar, 21 Mart günü içindir. 21 Mart’ın gecesinde eğlence düzenlendiğine dâir hiçbir bilgi yoktur.
Aynı gelenekler, Hunlardan sonra Uygurlarda da görülmüş ve günümüze kadar gelmiştir. Uygurlar tarafından yapılan resimlerde 21 Mart günlerinin kutlandığı görülmektedir.
Selçuklularda da Nevruz bayramının eğlencelerle kutlandığı şenlikler tertip edildiği, insanların birbirlerine hediyeler verdikleri kayıtlarla sâbittir..
Osmanlılar da önceleri 21 Mart gününü benzer şekilde kutluyorlardı. Osmanlılarda ilk yılbaşı kutlamaları, 31 Aralık 1839 târihinde yapıldı. Hatırlanacağı üzere, 3 Kasım 1839 târihinde Tanzimat Fermanı imzalanmış, taklitçilikten ibâret batılılaşma hareketleri başlamıştı. Görüntü olarak batılılarda ne varsa; batı hayranı, batıcılar aynen İstanbul’da da tatbik ediyorlardı. Yazıldığına, anlatıldığına göre, gözlerinde hiçbir görme kusuru olmayan batı hayranları, terzihânelerdeki model dergilerinde gördükleri monokl (tek camlı gözlük) kullanan erkekleri taklit ederek monokl kullanıyorlardı. Yılbaşı kutlamaları bu beylerle İstanbul’da başladı. Yıllar sonra Anadolu’ya sirâyet etti ve bütün ülkeye yayıldı. Onlarda bile belli bir ölçü, belli bir seviye vardı.
İstanbul’un işgal günlerinde İngiliz, Fransız ve İtalyanların düzenledikleri rezâlet derecesindeki çılgın eğlenceler, batıcı elitler tarafından benimsendi, işret, israf ve sefâhat âlemlerine dönüştü.
1950’li yıllara kadar Anadolu’da yılbaşı geceleri, mâsum eğlenceler olarak yaşıyordu. Kestâne kebap, patlamış mısır, aile büyüklerinin nezâretinde bilmece-bulmaca, edepli fıkra anlatma, sesli ve hareketli taklitler… kutlama malzemeleri idi. Sosyetik ailelerde tek-tük tombala oynanıyordu.
1960’lı yıllardan sonra çam katliamı Anadolu’nun ücra köşelerine kadar yayıldı.
Evet! Yılbaşı kutlamalarının, Hz. İsa ile Hıristiyanlıkla, Mûsevîlikle bir alâkası yoktur. Fakat Türk-İslam kültürü ile de hiçbir alâkası yoktur.
Her şeye rağmen yılbaşı gecesini kutlamak isteyenlere körpecik çamların kesilmemesi şartıyla, engel olan da yoktur. Kim, neyi ve neye dayanarak niçin yaptığını bilmelidir. Yeni yıl, yeni bir başlangıçtır. Her yeni güne başlarken olduğu gibi, yeni yılı duâ ile karşılamak da bir tercihtir.
Duâ, her zaman her yerde inançlı insanların ümit kapısıdır. İnsanın bütün benliği ile Yüce Allah’a yönelerek O’ndan istek ve dilekte bulunması demektir. Duâ, kulun Allah (c.c.) ile konuşması, hüznünü, sevincini ve çâresizliğini aracısız bir şekilde her şeye gücü yeten sonsuz kudret sâhibi ile paylaşmasıdır.
Son günlerde olup bitenleri üzüntüyle ve çâresizlik içerisinde tâkip edenler… Gelin hep birlikte, yeni yılın iyilikler, güzellikler getirmesi için duâ edelim. Allah Zülcelal Hazretleri ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Efendimiz, ihlas ile yapılan duâların kabul edileceği müjdesini vermişlerdir.
Anadolu’da insanlarımız gerektiğinde topluca yağmur duâsına çıkarlar. Bâzıları şemsiyesini de yanında götürür. Duâlarının kabul edileceğinden emindirler.
Bizler de duâlarımızın kabul edileceğinden emin olarak başlayalım:
Asırlar boyunca İ’lâ-yi Kelime-t’ullah için kanlarını sebil gibi akıtan, canlarını seve seve veren bu aziz milletin insanlarını salgın hastalıkların mahallî ve beynelmilel terörün zâlim pençesinden kurtar Ya Rabb’im!
Ya Rabbi! Sen sâhipsizlerin sâhibisin., bizlere sâhip ol Ya Rabbi!
Bizleri adâletsizlerin adâletine teslim etme.
Adâletin tecellisini engelleyenleri engelle Ya Rabbi!
Bizleri, Senin Yüce Adınla aldatanların şerrinden koru Ya Rabbi!
Bizleri görünür görünmez lobilerin akrep gibi kıskacından koru, Ya Rabbi!
İnsanlarımıza ihtiyacımız olan ilahî adâletin üstünlüğünü-faziletini öğret Ya Rabbi!
Bizleri, nereden geldiğine bakmayıp çok kazananlardan değil, helâlinden kazananlardan eyle.
Allah’ım, seçilmiş ve tâyin edilmiş yöneticilerimize sâdık kapı kulları ile değil, liyakat sâhibi dürüst ve âdil kişilerle çalışmayı nasip eyle.
Ya Rabbi! Bütün kullarını (vâde dolduğunda) yanına, bu dünyâda temiz yaşamış kişiler olarak al.
Allah’ım! Bizleri, mazlum ve mağdurlarla birlikte, zâlim ve mağrurlar için de duâ edenlerden eyle.
Kin, nefret, intikam, soysuzluk, yolsuzluk, düzenbazlık çirkeflerine bulaşmış olanlara, temizlenmeleri için fırsat ver Ya Rabbi! Onların gönüllerini, gözlerini, özlerini, yüzlerini ve de sözlerini Senin rızanı kazanmaya yönlendir. İçine düştükleri çukurları, nurunla doldur.
Karşılaştığımız her kötülük anında bizleri ‘Lailaheillallah’, verdiğin nimetlere kavuştuğumuzda ‘elhamdülillah’, bilerek veya bilmeyerek günah işlediğimizde ‘estağfirullah’ demeyi bize dâimâ hatırlat Ya Rabbi!
Ey Kerem sâhibi! Ey esirgeyenlerin en merhametlisi! Yolsuzluklardan hırsızlıklardan bunaldığımızda, terörün zâlim elleriyle tükendiğimizde, dayanacak gücümüz kalmadığında ‘Medet Ya Allah’ dediğimizde imdadımıza yetiş Ya Rabbi! Bizleri bu duruma düşürmeye kararlı kişilere de insaf ihsan eyle Ya rabbi!
Allah’ım, Sen bizleri vatansız, vatanımızı bayraksız, İslamiyet’le yoğrulmuş vatan topraklarımızı câmisiz, câmilerimizi minâresiz, minârelerimizi ezansız bırakma Ya Rabbi!
Sana inanan, adâletle hükmeden, kalbi temiz, cebi temiz, helâl kazanıp helâl yiyenleri iki cihanda aziz ve bahtiyar eyle.
Ya Rabbim! Bizi yurtsuz, gönüllerimizi umutsuz bırakma.
Yurdumuzun bağımsızlığını ve bütünlüğünü, milletimizin birliğini ve dirliğini kimselere bozdurtma Yarabbi!
Seçilmiş ve tâyin edilmiş… devletimizin bütün yöneticilerini sırat-ı müstakimden ayırma. Bizi kurtuluş ve yükseliş yolunun yolcularından eyle Ya Rabbim !
Her gün yeni bir başlangıçtır. 1 Ocak 2022, sıradan bir başlangıç olmasın. Her türlü belâlardan, musibetlerden kötülüklerden, iktisâdî krizlerden, çirkinliklerden ve kirlerden kurtuluşumuzun, temizlenişimizin başlangıcı olsun ya Rabbi!
Allah’ım! Çoğumuzun günahı çoktur. Huzuruna çıkmağa yüzümüz yoktur. Senin rahmetin boldur. Rahmetini esirgeme bizlerden…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir