MUTLULUK DEYİNCE

Nur ARTIRAN
“Mutluluk vadisine ulaşmanın yolu, mutsuzluk vadisinden geçmektir.” (Şeyh Sadi-i Şirazi Hazretleri)
Bu söz insanın aklına hemen şu hadis-i şerifi getiriyor: “Cennet hoşa gitmeyen ieylerle çevrelenmiştir. Cehennem de hoşa giden şeylerle….”
Hz. Mevlana’nın deyişiyle de: “Sabır, sırat köprüsü; cennet de karşı tarafta…” İnsan, yaşam içerisinde karşılaştığı bazı zorluklara, darlıklara, sıkıntılara, dertlere, kederlere, acılara ve ıstıraplara sabretmeden hemen kolaycacık cennete adım atamıyor, yani huzura , selamete ve mutluluğa erişemiyor. Sıkıntı, darlık gibi görünen birçok şey, aslında insanın iç dünyasındaki potansiyel yüksek gücün dışarı çıkmasına çok önemli bir sebeptir. Çünkü ancak çeşitli zorluklar ve sıkıntılar neticesinde, bir insanın, maddi manevi tekamül etmesi söz konusu olabilir. Bütün öğretilerin temeli de budur. Dolayısıyla kalıcı şeyler de, ancak böyle elde edilebilir. Hiç şüphesiz kolay elde edilen şeyler, çok kolay şekilde de elden çıkıp giderler. Zorluk, darlık, meşakkat olarak isimlendirilen şeyler, bir merdiven gibidir. İnsan, kendi boyunu aşan yüceliklere bunlar vasıtasıyla ulaşır. “Derman arardım derdime, derdim bana derman imiş” sözü bu durumu ifade eder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir