SAKIN İNCİNME

Nur ARTIRAN
“Ya Ali, öğüt veren almaz, yasaklardan çekinmez, konuştuğuna ve kendisine söylenene aldırış etmez kişiye de, iyilik ve güzellikle muamele et.”
Hoca Ahmed Yesevi Hazretleri, bu söz üzerine şöyle der: ”Sünnet imiş, kafir de olsa incitme sen. Allah uzaktır, katı yürekli gönüller incitenden.” Durum ve şartlar ne olursa olsun, insanları kırmamak, incitmemek Kuran hükmü olup dolayısıyla da Peygamber Efendimizin ahlakıdır. Cenab-ı Hak, Taha Suresi’nde, Hazreti Musa’ya hitaben şöyle buyurmuştur. “Firavun’a gidin, çünkü o iyice azdı. Ona tatlı, yumuşak bir tarzda hitap edin. Olur ki aklını başına alır, yahut hiç değilse biraz çekinir.” Görüldüğü üzere en azılı kişiye dahi, yumuşak, latif ve zarif bir şekilde konuşmak değişmez Kuran hükmüdür. Tam tersi bir davranış ise, gerçek İslami anlayışı, dolayısıyla insani değerleri bilmemektir. Çünkü İslamiyet, tümüyle sevgi, şefkat ve merhamettir. Karanlık karanlığını artırınca, nur da ancak nurunu artırır; köpek insanı ısırabilir, fakat insan köpeğe ısırmaz. Büyük velilerden Ebu’l Hasan Harakani Hazretleri, “Bir mümin kardeşini sabahtan akşama kadar hiç incitmeyen kişi, o gün akşama kadar Peygamber Efendimizle birlikte yaşamış sayılır1 demiştir. Fakat şunu da önemle vurgulamak gerekir ki; incitmemekten daha önemli olan, incinmemektir. Hz. Şems-i Tebrizi bu konuda şöyle der: ”Birilerini incitmemeye uğraşmak zor, meşakkatli bir yüktür. Yük çekmek ise eşeklere mahsustur, sen insan ol da hiç kimseden incinme!”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir