Süleymana Ağıt

Mehmet KARA
Penceresi zindanın dört köşeli
On ay oldu sen zindana düşeli
Altında buz gibi beton döşeli
Su koysan bir gün donar be Süleyman

Daha şimdiden ak düşmüş saçına
Öğrenemedik bir türlü suçun ne
Bu derdi kim düşürdüyse içine
Ciğeri bir gün yanar be Süleyman

Yaşadık hayatı biz düşe kalka
Sonunda dinecek bu hırçın dalga
Serinletmek için kopkoyu gölge
Salacak bir gün çınar be Süleyman

Çoğaldı ümitle yollara bakan
Pencerede duran balkona çıkan
Sadece düştüğü yerleri yakan
Bu ateş bir gün söner be Süleyman

Sensiz hiç tadı yok baharın yazın
Burnunda tüterken oğlunla kızın
Yoklayıp dursa da içinden hüzün
Dertlerin bir gün diner be Süleyman

Ayrılık derdini kavuşma önler
Seni ancak bunu yaşayan anlar
Hasretlik çekerek bağrı yananlar
Sevgiye bir gün kanar be Süleyman

Kopup gelir içli bir türkü dile
Yokluğun ağlattı babanı bile
Eğer geri gelmek kısmetse kula
Gidenler bir gün döner be Süleyman

Çiçek açar taze fidanın dalı
Bir his var içimde umutla dolu
Hep böyle gitmez bu derenin yolu
Düzlüğe bir gün iner be Süleyman

Günler geçip

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir