“Hz. İsa’nın buyurduğu gibi bir insanı ayıplamak taşlamak için kişinin kendisinin hiçbir ayıbının ve günahının bulunmaması gerekir. (Hz. Mevlana)

Nur ARTIRAN
Hz. İsa döneminde bir kadın zina eder ise o zamanın hukukuna göre kadının taşlanarak öldürülmesi gerekirdi. Böyle bir gün zina eden bir kadın çukura konur ve etrafa bir sürü kalabalık birikir. Hepsinin elinde taş, kadını taşlamak isterler. Oraya gelen Hz. İsa şöyle seslenir: “ Önce hiç günahı olmayan kişiler taş atsı!” Herkesin kendisine göre bir ayıbı, kusuru ve günahı vardır. Günahkar kadını taşlamaya kimse cesaret edemez. Böylece bir bir oradan uzaklaşırlar. Geriye sadece kadı n kalır. Hz. İsa kadına tövbe etmesini ve bir daha ayı ataya düşmemesini söyleyerek onu serbest bırakır. Kuran’da böyle bir hüküm bulunmaz. Bu tümüyle Musevi insancıdır. Sonuç itibariyle bir insanın başka birilerinin ayıplamasını, kınaması, onu diliyle ve ya eliyle taşlaması için önce kendinin günahsız, saf , tertemiz bir insan olması gerekir. Ne yazıktır ki, birçok kimse kendi ayıp, kusur ve eksiklerine bakmadan sürekli başkalarında ayıpi kusur, eksik aramaktadır. Bu meyanda Hz. Adem’in bir sözü vardır: “Ya Rabbi, kullarını ayıpamak, onları kınamak ancak sana yaraşır. Çünkü ayıpsız, kusursuz olan bir tek sen varsun.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir