Tomris Hatun

Oğuz ÇETİNOĞLU
Tomris adı etrafında değişik söylentiler vardır. Herodot’un anlattığına göre; M.Ö. 6. Yüzyılda hüküm süren İran halklarından Massagetlerin kraliçesidir. O’nun, ‘Saka Türkleri’ olarak da anılan İskitlerin kraliçesi olduğu da söylenir.
Pers Kralı İkinci Keyhüsrev, dul olan Tomris ile evlenmek istedi. Teklifi reddedilince Tomris’in oğlunu esir aldı. Kraliçenin esir alınan oğlu intihar edince Tomris ordusunun başına geçip savaştı ve galip geldi. Kehüsrev’i esir aldı.
Birçok Avrupalı yazar, İslâm toplumunda kadının yeri hakkında yanlış bilgiler vermiş, Müslüman kadının, erkeklerin esiri olduğunu, kafes arkasına itildiğini, haremde hapishâne hayatı yaşadığını yazmıştır. İşin hakîkatini belirten yazarlar da vardır.
Müslüman reşit kadın, hem faydalanma hem de kullanma ehliyetine sâhip olduğu için çağdaş hukuk sistemlerine bağlı kadınlardan çok önce, hukukî şahsiyetini kazanmıştır. Serbestçe ticâret yapan, malları üzerinde istediği gibi tasarrufta bulunan Müslüman kadını, toplum hayatında hak ettiği yeri almaktan alıkonulmamıştır. Ortaçağda İslam kadını; fıkıh ve hadis müderrisliği (yâni profesörlüğü), vezirlik ve hatta hükümdarlık yapmıştır. İslâm âlimleri, Müslüman kadınların kadılık yapabileceklerini belirtmişlerdir. Günümüz câhilleri ise bayan hâkimlerin adâletine güvenemediklerini ilân edenler, aslında kendne güvenilemeyeceğini itiraf etmiş oluyorlar.
***
Dünya târihine damga vuran, ilk Türk kadın hükümdar Tomris Hâtun’dur. Onun hakkında söylenenler, Herodot’un yazdıklarıyla örtüşmektedir.
Yazar Ali Demirel, Tomris Hâtun ile alakalı târihî hakîkatleri, akıcı ve rahat okunur üslûpla, bir çırpıda bitirilebilir şekilde kaleme almıştır. Feminist kadın yazarlarımızın yazdıkları kadın romanlarının, seviyeli birliktelikler (?!) yaşamaktan başka mârifeti bulunmayan kadın kahramanlarına inat, Tomris Hâtun, dünyâca meşhur Kleopatra’yı gölgede bırakabilecek kadar güçlü ve O’na inat iffetlidir. Aynı zamanda zeki ve akıllıdır. Film senaryolarına mevzu olabilecek çok parlak bir hayat yaşamıştır. O asıl gücünü savaşta ordu komutanlığı sırasında değil, savaşın eşiğine gelindiği durumlarda, aklı ve zekâsı ile savaşı önleyip barışı sağlamakta göstermiştir. Savaşın kaçınılmaz olduğu durumlarda ise silah gücünü değil aklın ve zekânın gücünü kullanmıştır.
Bizde her ne varsa kötü, batıda her ne varsa muhteşem olduğunu zan ve iddia eden dar görüşlüler, kavrama özürlüler; Tomris Hâtun’u okumalı ve yanlış bilgilerini tek kullanımlık tüketim malzemeleri gibi çöpe atmalıdırlar.
Yalnız onlar değil, Türk kadınının asâletini dirâyetini, barışta ve sivil hayatta mükemmel idâreciliğini öğrenmek isteyenler ve bütün roman sevenler de zevkle okuyabilirler.
Ali Demirel’in 13,5 X 21 santim ölçülerindeki eseri 184 sayfadır.

Tomris Hatun” te bir düşünce

  1. ali demirel diyor ki:

    Sayın Oğuz ÇETİNOĞLU’NA teşekkür ediyorum. Diğer okuyuculara kendi kitabımı okumalarını önermem lütfen ukalalık gibi algılanmasın. Benim için değil, Yüce Türk Ulusunu anlamak adına ve de saygıdeğer analarımızın ve atalarımızın neler yapıp ettiklerini bilmek için okunmalı…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir