Estetiğimize Doğru

Beden, zamanla çöker, çürür… Kalıcı olan ruhtur, güzelliktir…
Güzellik ülkesine estetikle gidilir…

Bu köşeden estetiğe doğru yola çıkıyoruz. Bu yolun sonunda güzellikler ülkesi bulunur. Güzellikler ülkesinde arkadaşlık, dostluk, fedakârlık ve dayanışma duyguları yer alır. O ülkeye varabilir miyiz? Bunu daha yolun başındayken kestirmek zordur.
Ama biz yola koyulduk bile. Azığımıza güveniyoruz. Azığımız, güzel sanatlardır… Şiir, resim, müzik ve mimarlık başta olmak üzere insanların gönül tellerine dokunan bütün estetik eserlerden yararlanacak, onlardan heyecan ve güç alacağız… Onlara estetik bir donanımla yaklaşacağız… Şiir, doğal olarak onların başında gelecek…

Yaşamakta olduğumuz şehirlerde bedensel ihtiyaçlarımızı karşılayan dükkân, mağaza, market, çarşı ve alışveriş merkezleri bulunmaktadır. Oralardan ayakkabı, elbise ve her türlü kozmetik maddeler satın alıp varlığımızın biyolojik tarafını onarıyor ve başkalarına daha güzel göstermeyi biliyoruz. Bunun hemen devamında huzuru ve mutluluğu arıyoruz…

Ya ruhumuz? Onun da ihtiyaçlarını karşılamadan huzur ve mutluluğu bulabilir miyiz?.. Çevremizi çiçeklendirebilir miyiz..?

Yakın çevremizi gözlem, uzak çevremizi ise yazılı ve görsel basını izlemek yoluyla biliyoruz ki insanlar, hele gençler, kendilerini yalnız, kaygılı ve umutsuz hissediyorlar… Bu psikolojik durum, bu hedefsizlik, hayatlarının çiçeklendiği gençlik yıllarında onların hem gündelik, hem çalışma hayatlarını zehir ediyor…

 

Aile, eğitim ve siyaset kurumlarının çabaları bir noktada yetersiz kalıyor. Bitmek tükenmek bilmeyen işler, ailelerimizi,; sürekli değişen uygulamalar, eğitimcilerimizi; ülkemizin devasa sorunları siyasetçilerimizi, insanımızın, özellikle gençlerimizin, ruhsal ihtiyaçlarına eğilmelerini engelliyor… Hâlbuki onlar biraz ilgi, anlayış, şefkat ve sevgi bekliyorlar… Bütün engelleri aşarak eğilenler ise, görebildiğimiz kadarıyla, estetiği, sanatı, şiiri ihmal ediyorlar. Oysa sanat eserlerinin, hele şiirlerin bir etkileme gücü vardır. O güç, “güzellik”tir… Güzel bir hikâye, roman, şiir, resim, müzik veya mimarlık eseri, herkese hitap eden, etkileyen bir değere sahiptir.

 

Bu köşedeki yazılarımızda estetiğimizi, şiiri, kendi sanat eserlerimizi önceleyeceğiz…  Önce estetiği tanıyacak, sonra ondan alacağımız güç ile güzel sanat dallarına ait eserlerimizdeki güzellikleri keşfetmeye çalışacağız. Zengin bir edebiyat ve sanat tarihimiz vardır. Hem geleneksel, hem modern yöntemlerle şiir, sanat ve edebiyat tarihimizdeki eserlere yaklaşan herkes, onlarda hem yerel, hem evrensel temaların ele alındığını ve işlendiğini görür. Yalnızlık, dostluk, paylaşma… onlardan hemen akla gelenlerden sadece birkaçıdır. Mevlana, Yunus Emre, Evliya Çelebi, Âşık Veysel, Nazım Hikmet ve Necip Fazıl’ın eserleri, modern insanın iç dünyasını zenginleştiren güzel metinlerle doludur. Yerelden kalkarak Balkanlara, Avrupa’ya, oradan da dünyaya uzanacağız. Yerelden evrensele açılmanın doğruluğuna inanıyoruz.

Başta şiir olmak üzere edebiyat, resim, müzik ve mimarlık gibi sanat dallarımızda güzelliklerle dolu eserlerimizi öncelikle sanatsever gençlerin gözleri önüne sereceğiz… O eserlerde arkadaşlık, dostluk, kendine güven duygusu, sevgi, şefkat, paylaşma, dayanışma… gibi ruhumuzun ihtiyaç duyduğu insancıl değerler bulunmaktadır… Onları gündeme getirmeye ve onları sürekli gündemde tutmaya çalışacağız…

Üstelik artık onlar yakınımızdadır…
Yeter ki onlara uzanmayı isteyelim…
Bu köşeden onlara uzanmaya, dokunmaya, hatta onlardaki güzellikleri kendimize katmaya başlayacağız…

… çünkü estetik okumak güzelleştirir….

Prof. Dr. Recep DUYMAZ

Formun Üstü

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir