Mahmut KAPLAN
Bir küçük dünya ki sığmaz en büyük ummana da
Sığmaz eflâke denirken
Küçüktür bilinmez dokunulmaz
Avlar hayal kuşlarını ansızın
Kaçınılmaz bir bir
Yırtıcı şahinlerin keskin gözlerinde
Ufalan bir tane gibi doğrulur yürüyemez
Kuş seslerinde hüzün, ezanlarda ümit
Bir küçük dünya ki sığmaz en büyük ummana da
Her çiçekten boş dönmüş
Her ağaçtan yorgun
Pusularda soyulmuş cepleri elleri boş
Tükenmiş uykusuz gecelerde tükenmiş yirmi dört saat
Nice güneşler sönmüş aydınlık ufuklarda
Sıkışıp kalmış bir zerrede
Elleri yetişmez kısa
Hayaller sonsuza uzar
Bir küçük dünya ki sığmaz en büyük ummana da
Yol bir basit çizgi çağırır tek basma
Gün olur kanat çırpan bir güvercin
Gün olur kartal pençesinde bir kuş
Bir küçük dünya ki ezelden ebede
Ayarlanmış
Bir küçük dünya ki sığmaz en büyük ummana da
