Mahmut KAPLAN Bir gölge gibi gezdim aranızda dolaştım Aydınlık dünyanızda gölgeye yer yok bildim Ne aya el uzattım, ne güneşe ulaştım Sırtımda ağır bir yük karanlığa çekildim. Anlattım yadırgandım, dinledim duygulandım Yarını görmeseydim sevinip gülecektim Bütün insanlar gibi kemik, et, sinir, kandım Şikâyet ettiğim yok ben zaten ölecektim. Karıştı servilerin gölgem gölgelerine Bir çiğ damlası […]
Etiket Arşivleri: Mahmut kaplan
Mahmut KAPLAN Kargaşanın karıştığı Tezatların barıştığı Vehimlerin yarıştığı Beyinlerin çizgileri Derinlik boyunca kara Hâmile gizli sırlara Katı hatlar alabora Alınların çizgileri Işığın unutulmazı Varlık yolunun çıkmazı Gâh hışım, gâh şefkat bazı Bakışların çizgileri Akıntısında zamanın Ebedîliği insanın Silinmez sırlı boyanın Nakışların çizgileri
Mahmut KAPLAN Şimdi üzerinde durduğum tümsek Saklar hayatımın bahar çağını Eskiden evimdi kubbesi yüksek Basıp çiğnediğim toprak yığını Yıllar öncesinin tatlı hayali Acı bir tebessüm dudaklarımda Yâ Rab! Ne fecidir şimdiki hâli Serilip kalışı ayak akında. Aradım çevrede iz yok eser yok Taşlarına resim çizdiğim kuyu… “- Arama boşuna” dedi bir çocuk “- Onu doldurduk […]
Mahmut Kaplan İddiaların aksine sosyal hayatla iç içedir eski edebiyatımız. Şair, içinde yetiştiği, kendini idrâk ettiği toplumun değerlerini, inanışlarını, gelenek ve göreneklerini şiirlerinde imkânları ölçüsünde verir. Zaten sanat anlayışları da bu değerler manzumesinin neticesidir. Ramazan ayı şairler için hünerlerini sergileme fırsatını verir. Padişaha, sadrazama, şeyhülislama ve diğer devlet büyüklerine ramazaniyeler sunar; karşılığında önemli hediyelere, ihsanlara […]
Duyuyor musun ayak seslerini Âkıbetin İnsan dakikalarda hapis Duyuyorum nefesini Yakınımda tâ yanı başımda Zaman sayıklıyor Ölüm ruhu topraktan ayıklıyor Taşlar mahşere eş Aksi servi uçlarında Sıcaklığı içimde asırların hasreti Beklenen güneş Ufukların yırtılıyor Açılıyor gözü pırıl pırıl Bir renk Görüyorum hayalimdeki yüzü El eder uzaktan Ufukların ışıdığı yerden Fedaîler kuşanmış Baştan başa aşk ve […]
Tek tük yıldızlar oynaşır Parıltısı vurur gönüllere Bir dağ ateşinin etrafında Kütükler çatırdarken Bir tebessüm dolaşır ıslak dudakları Yayılır kalpten kalbe bir his Bir tatlı hüzün yarası Açılır ruh kapıları ötelere Dillerde bir Karaağaç hatırası Söner sessizce gök kandilleri Birbiri ardı sıra Bir kızıl perdenin etekleridir çekilen Ufuklardan usulca Oynaşır çam yapraklarında şafak Oynaşır başak […]
Mahmut KAPLAN Dök öksüz kubbe dök Bir bir taşlarını Bir bağrı yanık anne gibi Usulca Bu yıkık mezarın başucuna çok Dayanamam görmeğe Taş oyuklarında örümcek Kuytu köşelerinde yosun İstemem parmaklıklarında Baykuşlar uyusun İğreti parke taşları Balyoz gürültüsüyle sağır Bir gün ufuklar ağarır elbet Çiçek açar mermerde Dökülen gözyaşları
Mahmut KAPLAN Yırttı karanlık göğü bir yıldız Bir gül dalı kırıldı Bir yarasa fırladı boşluğa yalnız Sessizlik canevinden vuruldu Bülbül visal rüyalarında baygın Gölgeler büyüdü sularda Alev sardı gönüllerde yangın Döküldü gözyaşları art arda Bir tomurcuk açtı lâl Bir mermer parçası düştü Güvercinler uyandı Bir balık hıçkırdı, kal gitme kal. Karanlık dalga dalga koyulaştı Bir […]
Mahmut KAPLAN Öksüz kubbe bir kilit Çağın kapısını zorlar Bütün tabiatta gel git Çırpınış Hakk’a diyorlar Parmaklığın aksi suda Bütün mevcudat uykuda Çırpınır sinede gönül İsa mendilin kuyuda Ya ben zamanı yoklamış Tam gecenin ortasında Yaldızlarında şafağın Bir ses kalbimi oklamış O gün bu gündür bu sevda Öksüz kubbede sessizlik Kopmuş ruhumda zelzele Gece çağ […]
Mahmut KAPLAN Birlik içinde atom güneşle Gönül gergefinde dokunur Gül Bir Gavs çağlayanıdır Dicle Tevhidi çağrışır bülbüller Bağdat bir gönül deryasıdır Kûfe’ye doğru İnsan “zübde-i âlem” Bir gülümseyiştir belâlara Karşı İbrahim Hakkı “Hak şerleri hayr eyler” Yaprak çiçeğe döner Çiçek meyvaya Bir birliğe yöneliştir tabiat Kesret içre Sema meclisinde yıldızlara karışır Gönüller Neyin derûnî ürperişiyle […]







