Mehmet KARA Dünya iki kapılı han Çoğu göçtü azdır kalan Yalan demişlerdi yalan Önceden varıp gidenler Ölüm gerçek ömür hayal Durma gidenlerden pay al Çok perişansın bu ne hal Ah seni senden edenler O diri gençliğe kandık Ömür hep böyledir sandık Sonunda tutuşup yandık Halimiz ne hal erenler Saç ağardı gitti ferim Şimdi ağrıyor her […]
Etiket Arşivleri: mehmet kara
Mehmet KARA Geri getirmek ne mümkün zamanı Sıyrılınca zihnin yoğun dumanı Huzurlu geçmişin güzel bir anı Aklına düşer de dalar gözlerin İster bir erkek ol isterse kadın Bozulmaya görsün o ağız tadın Gün gelip anılmaz olursa adın Yüreğin burkulur solar gözlerin Yaşananlar içine pek dokunur Bilmem insanlığın adı ne konur Duyguların bakışından okunur Bir tenhada […]
Mehmet KARA Yeni tırmanmıştım dik yokuşu Dört yol kavşağını geçince Ayaklarını sürüterek yürüyen Muhlis Amca çıktı karşıma Nedense geleceğe gittim bir anda Zihnimin puslanmış aynasında Göründü o yaşa gelmiş hâlim Doğrusu ben bile tanıyamadım Yansıyıp duran bu garip adamı Derin bir hayale daldım çarçabuk Eser kalmamış o eski hâlimden Elime ucu eğri bir baston almışım […]
Dünyaya değişmem bir gülüşünü İlk günkü gibi ben hep seni sevdim Gül yüzün içimde bir izdüşümü İlk günkü gibi ben hep seni sevdim Aşkımı ararken sana rastladım Sözlendik birlikte anıldı adım İçtikçe sevgine tekrar susadım İlk günkü gibi ben hep seni sevdim Söndürdün ya dumansız bir yangını İşte aldı yüzüm gerçek rengini Kırık gönlüm buldu […]
Mehmet Kara Ey rüzgârla söyleşen akasya ağacı Bir garip kul yatıyor hemen altında Ansızın gidip üzüntü bıraktı ardında En acı gerçek çok şahit olduğun ölüm Çaresizliğin ne olduğunu sen bilirsin O haşin rüzgâr her estiğinde irkilirsin Ak çiçeklerin gibiydi kıyafeti o gün Sevdiğimden ayrılırken tanıdım seni Ondan hiç esirgeme ne olur gölgeni Biz dönüp geldik […]
Mehmet KARA İlkbahar geç gelse sümbül gonca güller özlenir Ak çiçekten süs edinmiş yüklü dallar özlenir Şehre kasvet çökse bir gün çırpınır ruh durmadan Yel esen heybetli dağlar mavi göller özlenir Bir haber var zannedip âşık kulak vermiş yele Yâr yurdundan ılık estikçe yeller özlenir Sevgisizlik zor gelir insan arar hep dengini Bir an olsun […]
Mehmet KARA Ey akşam ufkunu andıran nar çiçeği Bugün erken inmiş kızıllık gökyüzüne Gecenin rengi mi yansıyacak yüzüme Çöktü kurşun gibi bir ağırlık havaya Gözlerim etrafa epey tedirgin baktı Gölgeler uzayıp gitti günün son vakti Şu yüce dağlarda nedir bu bitmez yankı Rüzgâr esti hazan düştü ansızın bağa Yapraklar döküldü ağaç küstü toprağa Kırlarda çileyle […]
Mehmet KARA Yakın odalar kadar uzağız Yan yana yaşarken Çok özledik birbirimizi Ay bir daha çıkmayabilir kimimiz için Güneş bir daha doğmayabilir Tıkılıp kaldık ayrı bölmelere Bir korkudur sardı her yanımızı Tanınmaz olduk, gizlendi yüzümüz Gerçi önceden de maskemiz vardı Yüzümüzün gerisine gizlediğimiz Dışarı çıkmak zorunda kalırsak dönüşte Temizlenmedi zannıyla ellerimizi Birkaç kez yıkıyoruz Safiye […]
- 1
- 2



