Sünbülî Sinân Kimdir?

Dilara Pınar ARIÇ

Yüksek lisans konusu olarak belirlediğim ve hakkında 2015’te tez tamamladığım kişi Sünbülî Sinân…Asıl adı Yusuf Sinaneddin b. Ya’kûb-ı Germiyânî olan müellif, Ya’kub-i Germiyânî’nin oğludur ve babası Yanya’da şeyhlik yaparken doğmuştur.[1]

Babası Ya’kub Efendi’nin Davutpaşa’daki bir zaviyeye tayin edilmesi üzerine, 4 yaşındayken İstanbul’a gelmiştir.[2]

Merkez Efendi’den ders talim etmiştir. Onun hayır duasını da almıştır. Ayrıca, şöyle demiştir: “Senin bu oğlunun geleceği iyidir. Hatta senin seccadene otursa gerektir. Hacca gitmek de ona nasip olacaktır.”[3]

İstanbul’da zahiri ilimleri öğrenmiş, Şah Efendi’ye mülazım olmuş, lmi derecesini artırdıktan sonra Şeyhü’l-İslam Ebu’s-su’ud Efendi’nin ilmi terbiyesinden geçmiştir. Medreseyi bitirdikten sonra bazı medreselerde müderrislik yapmış, daha sonra müderrislikten ayrılmıştır. Bundan sonra babası Şeyh Yak’ub Efendi’ye bağlanmıştır.[4]

Halvete girmiş, riyazetten sonra babası Yusuf Sinaneddin’e hilafet ve icazet vermiştir. Daha sonra, Kethüda Ferrûh Efendi’nin yaptırdığı zaviyeye 1564 yılında şeyh olarak yerleştirilmiştir.[5]

Babasının vefatı dolayısıyla Kocamustafapaşa Sünbülî Hanigâhı’na şeyh tayin edilmiştir.[6]

Sünbülî Sinan ilmi derinliğinin yanı sıra, hafızlığı, musikiye aşinalığı, müfessirliği ve vaazlarıyla ön planda olmuştur.[7]

Merkez Efendi Külliyesinde Seyyid Muslihüddin Efendi adına düzenlenen toplantıda Yusuf Sinaneddin de, konuşma yapmıştır. Söz konusu merasim Hulvi Lemazât’ında geçmektedir.[8]

Yusuf Sinaneddin, Merkez Efendi’nin dediği gibi, Medine’ye gönderilmiş, yerine Şeyh Hasan Efendi görevlendirilmiştir.[9]

Yusuf Sinaneddin, 1581’de Medine’de vefat etmiştir. “şeyhü’l evliya” tamlamasıyla ölüm tarihi olan 989/1581 sayısı verilmektedir. Kabri Medine’de Cennetü’l Baki’dedir.[10]

Eserleri şunlardır:

  1. Tenbihü’l gabî fi rü’yeti’n-nebî
  2. Tadlîlü’t-tevîl
  3. Risâletü’l Hakikatü Li Talibü’l Îkan
  4. Menâsik-i Hac
  5. Tezkiretü’l Halvetiyye[11]

Osmanlı Müellifleri’nde Yusuf Sinaneddin’in bir ilahisi yer almaktadır.[12]

[1] Nazif Velikâhyaoğlu, Sümbüliyye Tarikatı ve Kocamustafapaşa Külliyesi, Çağrı Yayınları, İstanbul 2000

[2] Nazif Velikâhyaoğlu, a. g. e., s. 197

[3] Nazif Velikâhyaoğlu, a. g. e., s. 197

[4] Nazif Velikâhyaoğlu, a. g. e., s. 197

[5] Nazif Velikâhyaoğlu, a. g. e., s. 197

[6] Nazif Velikâhyaoğlu, a. g. e., s. 197

[7] Nazif Velikâhyaoğlu, a. g. e., s. 197; Hür Mahmut Yücer, “Sünbüliyye” maddesi, DİA, s. 137

[8] Nazif Velikâhyaoğlu, a. g. e., s. 197

[9] Nazif Velikâhyaoğlu, a. g. e., s. 198

[10] Nazif Velikâhyaoğlu, a. g. e., s. 198

[11] Nazif Velikâhyaoğlu, a. g. e., s. 198, Hür Mahmut Yücer, “Sünbüliyye” maddesi, DİA, s. 137

[12]Nazif Velikâhyaoğlu, a. g. e., s. 199,

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir