Eğitim sistemimizin müzmin hastalıklardan biri öğrenciler arasındaki kopya çekme alışkınlığının yaygınlığı.. Uzun akademik hayatım boyunca defalarca karşı karşıya geldiğim bu problem beni derin derin düşündürdü. Nasıl oluyor da böyle kötü bir alışkanlık bir islam toplumunda bu denli kök salabiliyor? Ve dahası kopya, nasıl oluyor da pek çokları için dost meclislerini şenlendiren masum bir espri konusuna […]
Kategori Arşivleri: Edebiyat
Sabah uyandı. Gözleri fal taşı gibi açıldı. Yalnızdı. Annesi telefonla aradı. -Yarın sabah oradayız. -Sen neredesin? -Yarın geliyoruz. -Peki. Tamam. Gözlerinden yalnızlık okunuyordu. Bir tutam çay döktü çaydanlığa. Kaynattı. Fincana biraz doldurdu. -Gökyüzü çok güzel değil mi kedi? -Miyav… -Sen bir bebeksin. -Miyav… -Senden ayrılamam. Ben babanım. -Miyav… Ertesi gün evren sessizliğe bürünmüştü. Birden bir […]
Annem geldiği ailede her bakımdan örnek bir gelin olmuş, herkesin gönlünü kazanmayı bilmişti.. Ahir ömürlerinde vakitlerinin çoğunu evimizde geçiren yaşlı halalarım sık sık : -Ah gelin, biz ömrümüzde senin gibisini ne gördük, ne de duyduk…Allah sana da senin gibi gelinler versin..diye dua ederlerdi. Bu dua tutmuş olacak ki annemin iyi gelinleri oldu. Ama bir tanesi […]
Game on me Do your dance with me Open your eyes to me Dont care all of me Yazar bunları yazdı. Şarkı sözlerini tekrarladı durdu. Başına ne geldi. Open up to me. Lay on me Dont give up to me Yes you are to me Yazar bunları yazdı. Aradığı her şey bir […]
Söyleşiyi Yapan: Dilara Pınar ARIÇ Senem Gezeroğlu nasıl bir yaşantıya sahip? Özgeçmişinizi tanıyalım. Elbette. Kendimi tanıtmayı pek sevmem ama kitaplarımda yer alan biyografimi ekliyorum: Senem Gezeroğlu 1986, Kayseri doğumlu. Erciyes Üniversitesinde lisansını, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesinde “Nezihe Meriç’in Öykülerinde Kronotop (Zaman-Uzam)” adlı teziyle yüksek lisansını tamamladı. Yeni Türk Edebiyatı alanında çalışmakta, Türkçe öğretmeni olarak […]
Gözlerini açtı. Sabah olmuştu. Üzerine gri renkli bir gömlek giyindi. Saçlarını taradı. Telefonunu eline aldı. Bir mesaj attı: Geliyorum. Kapıyı açtı. Dışarı çıktı. İsmi Sinan’dı. Yürüdü. Bir şimşek çaktı gökyüzünde. Yürüdü. Bir iş adamı olmanın verdiği gururla yürüdü. “Merhaba.” Bir kafedeydi. Sehl-i mümteni şekilde konuşurdu. Tek cümleler yazarın tek gücüydü. Sandalyeye oturdu. Bir kahve istedi. […]
“Her ayrılık başka bir buluşmanın habercisidir.” Hz. Şefik Can Bu söz, her veda gibi görünenin, aslında başka bir buluşmaya elçilik ettiğini çok açık bir şekilde ifade eder. Anne rahmine düşen tohum, gerçekte ruhlar aleminden kopup gelmiştir. Bu bir ayrılıktır, fakat başka bir aleme de kavuşmanın habercisidir. Ana rahminde büyüyen bebek, bir gün oradan da ayrıdır. […]
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ndeki öğrencilik yıllarımızda Milli Türk Talebe Birliği’nin Cağaloğlu’ndaki binasında Kitap Kulübü vardı. Kulübün sadık üyelerinden biriydim. Nuri Pakdil’in Ankara’da çıkardığı Edebiyat Dergisi İstanbul’da sadece oraya geliyordu. Sedat Yenigün, Mustafa Miyasoğlu, Bekir Oğuzbaşaran, Abdullah Uçman ve edebiyata meraklı daha başka arkadaşlar aylık Edebiyat Dergisi’nin oraya gelişini dört gözle bekliyor ve gelince de adeta […]







