İLAHİ AŞK VE TESLİMİYET

Nur ARTIRAN
Eğer insan aşık değilse cümle dertlere ve kederlere müptela olmuş demektir. Aşık olmayan kişilerin maddi manevi sorunları, istek ve arzuları hiç bitmez. Biri bilse, diğeri başlar. Böylece tüm ömür, nedenler, niçinler, çeşitli arzu ve istekler ile tükenir gider. Aşık olmayan kişilerin bin bir derdi varken, aşığın bir tek derdi vardır. O da sevdiceği, uğruna can bağışlayacağı güzeli, cümle dertlerinin dermanı gönlünün sultanı, gözünün nuru, başının tacı, cümle sevap ve günahı… Aşık bir kişiyi dünyadaki hiçbir şey ilgilendirmez, ne kendisiyle ne de başkalarıyla uğraşacak hali vakti olur zaten. O cümle dertlerini bir etmiş, o bir içinde de kaybolup gitmiştir. Genel bir “”aşk tanımı olan bu halin manevi boyutu, çok daha derin ve güçlüdür Bir insan Cenab-ı Allah’a yönelir, aşk ile onun kudretine ve kuvvetine, evreni kuşatan merhametine teslim olursa, elbette böyle bir kişi, en güçlü kaleye sığınmış demektir. Allah, bir insanı koruma altına alırsa, cümle mevcudat da o kişiyi korur, gözetir. Bundan hiç şüphe edilmez. İlahi kudretin koruması altında olmak için, sadece samimi bir teslimiyet ile, günde kırk defa okuduğumuz Fatiha Suresindeki, “İyyake nabudu ve iyyake nestain”/”Yalnız Sana kulluk eder, yalnız Sen’den yardım dileriz” ayetini gerçek manada yaşamak gerekir. Bizler sadece O’na güvenir, O’ndan yardım istersek, hiç merak edilmesin, O da bizi bize bırakmaz, cümle dertlerimizin devası, çaresizliğimizin çaresi olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir