Muhammed Ümmeti Olmanın Alametidir Güzel Ahlak

Nur ARTIRAN
Peygamber Efendimiz, “Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim” buyuruyor. Maddi manevi çok derin manalar ifade eden bu hadis-i şerifi sadece Peygamber Efendimiz ile sınırlı düşünemeyiz. Bu söz Efendimiz’in ulvi şahsında umumidir, hepimizi çok yakından ilgilendirir. Çünkü Muhammed ümmeti olmanın, eşref-i mahlukat olmanın alameti sadece güzel ahlaktır.
Şüphesiz Efendimiz’den önce gönderilen peygamberler de güzeldir ve güzel olandan söz etmişlerdir. Burada Peygamber Efendimiz’in dikkat çektiği şey, güzelliğin kendisiyle birlikte tamamlanmış olmasıdır. Diğer peygamberler de Rabbimizin emri üzerne güzel ahlaka öncülük etmişlerdir. Fakat her şey güzel ahlak da Efendimiz’le birlikte en nihai noktaya ulaşmış, eksiksiz olarak görünür, bilinir olmuştur.
Ahlak, Edeb, İman, Kur’an
Ahlak diyerek anlattığımız ve altını çizdiğimiz şey, belki Kur’an- Kerim’de doğrudan “ahlak” kelimesiyle açıklanmaz ama Kur’an bir bütün olarak güzel “ahlak”ı işaret eder. Hz. Mevlana bir gazelinde; “Kur’an, baştan sona ayet ayet insana edebi anlatır.” der. Güzel ahlaktan maksat, adına edeb dediğimiz insanı değerlendir. O nedenle edebi olmayanın imanı da olmaz denmiştir. Kur’an ayet ayet, satır satır, harf harf tümüyle edeb ise o takdirde gerçekten Kur’an’a inanan, yani iman eden kişiden de Kur’an ahlakının tecelli etmesi gerekir.
Bir sahabi, Hz Aişe validemize gelip “Bize Peygamberimiz’in ahlakından bahseder misiniz?” diye sormuş. “Siz hiç Kur’an okumadınız mı?1 demiş Aişe validemiz. Sahabi, “Okudum” deyince, Hz. Aişe validemiz, “İşte Hz. Peygamber’in ahlakı Kur’an’ın ta kendisidir.” Diye cevap vermiş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir